|
|
|
|
|
|
|
|
22 - Mehmet Ali Yazıcı 14 Ocak 2009 - Çarşamba , 15:43:43
|
|
|
KARAHÖYÜK GAZETESİ’NDE NELER OLUYOR?
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Aydın Şimşek’in gazetedeki görevinden istifa etmiş olduğunu, Karahöyük Gazetesi’nin 7 Ocak 2009 tarihli sayısında kapakta yer alan, “Sulucakarahöyük Gazetesi Yönetim Kurulu” imzalı açıklamadan öğrenmiş bulunuyoruz.
“Ne var bunda, sıradan bir istifa olayı” diyenler olabilir. Ama kazın ayağı hiç de öyle değil! Yönetim Kurulu, gözümüzün içine baka baka, bağımsız olduğunu savunan Karahöyük Gazetesi’ni ele vermiştir.
Açıklamayı sonuna kadar okuyunca aslında bu istifanın normal bir istifa olmadığı, birileri tarafından Aydın Şimşek’in istifa ettirildiği izlenimi öne çıkmaktadır. Bu sonuca, istifaya neden olan olaydan yola çıkarak ulaşmak da mümkündür.
İstifaya neden olarak, Gazete’nin 25.12.2008 tarihli sayısında yer alan CHP ile ilgili, Alevi Haber Ajansı kaynaklı bir haber ve CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın sarık ve türbanlı resminin yer alması gösterilmektedir.
Bunu okuyunca, Gazete’nin internet sayfasına girdim ve bu sayıya ulaşmaya çalıştım ancak arşivden çıkarıldığını gördüm. Demek ki durum vahim! Birileri haberin gazete arşivinde durmasını bile istememiş!
Olayın kısaca özeti şudur:
Hacıbektaşlılar A.Ş. adına Karahöyük Gazetesi’nin sahibi Naci Özçelik, CHP’den Hacıbektaş Belediyesi Meclis Üyeliği aday adayı ve Gazete’nin yazar ve ortaklarından Ali Kaim ise Hacıbektaş Belediye Başkanlığı aday adayı olmuştur. Gazete’nin olaya konu olan sayısı birileri tarafından CHP Genel Merkezi’ne fakslanmasıyla Özçelik ve Kaim’in adaylıkları zora girmiştir.
Bunun faturası da Gazete’nin Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Aydın Şimşek’e çıkarılmıştır.
Sözü uzatmadan şu soruları sormak istiyorum:
1-Suluca Karahöyük Gazetesi siyasi partilerden bağımsız bir gazete değil midir?
2-Eğer bağımsız bir Gazete ise, CHP’den yerel yönetim seçimlerine adaylıklarını açıklayan Naci Özçelik ve Ali Kaim’in Şirket’ten ve Gazete’den istifa etmeleri gerekmez miydi? Temiz ve halka dayalı belediyecilik anlayışı bu değil midir? Neden Aydın Şimşek istifa etmiş ya da ettirilmiştir?
3-Suluca Karahöyük Gazetesi CHP’nin yerel bir yayın organı mıdır? Eğer böyleyse bu durum, Gazete’ye emeği geçenlere şimdiye kadar neden bildirilmemiştir?
4-Olaya konu olan haber ve resim gerçek değil midir? Deniz Baykal, kameralar önünde sadece türbanlı değil kara çarşaflı bayanlara parti rozeti takmadı mı? CHP, oy kaygısıyla Sünni İslam’a yakınlaşmıyor mu?
5-Bir gazete bir adayı destekleyebilir ama bir gazete ile ekonomik ve hukuki ilişkisi olan birileri, eski durumlarını değiştirmeden adaylıklarını açıklayabilirler mi?
6-Bu mudur demokrasiden, insan hak ve özgürlüklerinden yana yayıncılık anlayışı? Bu mudur demokratik tutum ve farklı düşüncelere, eleştirilere tahammül? Bu zihniyetle mi gerçekleşecek farklı yerel yönetim anlayışı?
Bu sorular mutlaka yanıtlanmalıdır.
Karahöyük Gazetesi’ne ilk yazmaya başladığım dönemlerde, “Gecikmiş Bir Merhaba!” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Ve şunu demiştim:
“Birileriyle aynı kulvarda koşmak; bir fikirsel bütünsellik oluşturmak ve yaşamda bunun gereklerini yerine getirmekle mümkündür. Çoğu kez, aynı yerde bulunmak, aynı düşünsel yelpazede yer almak mekanik bir tarz olarak algılanmakta ve sayısal bir toplam olarak algılanmaktadır. Gazete etrafında duran her unsuru birbirine bağlayan ve sonuçta farklılıklar korunarak uyumlu bir bütünsellik oluşturan bir “iç bağ”ın sağlanması, bir arada durmanın ölçütüdür. Gazetenin ortaya çıkmasına neden olan ihtiyaç ne olursa olsun, ilk hareket noktasında tohumu atılan sevgi, paylaşım ve dayanışma duygularıyla örülü “yaşam içerisinde duruş”un tüm unsurlara nüfuz edebilmesini sağlamak gerekmektedir. Devrimci ve demokratik mücadelede çoğu zaman tek seslilik ya da çok seslilik adına kakofoniler oluştuğu görülmektedir. Aynı yelpazenin insanları olarak “ortak”lık oluştururken, bu ortaklık içerisinde farklı renklerin olması gayet doğaldır. Gazete içerisinde demokrasi kavramının ilk yapması gereken çağrışım “farklılıklara tahammül” ve bir arada yaşamı örgütlemek olmalıdır.”(01.05.2008)
Bu duygu ve düşüncelerden hareketle aranıza katılmıştım. Yaklaşık on aydır aranızdaydım ve düzenli yazmaya çalıştım. Gazete arşivinde ellinin üzerinde makalem bulunmaktadır. Yukarıda ki eleştiri hakkımı bu hukuka bağlı olarak kullandım. “Murat Karayalçın Kimin Adayı?” başlıklı yazımın yayınlanmamasının nedenini de bu yaşanan olayla anlamış bulunuyorum. Bir arada durma zemini ortadan kalktığı için aranızdan ayrıldığımı ve artık yazı yazmayacağımı bildirmek isterim.
Mehmet Ali Yazıcı
|
|
|
|
|
|
|
23 - Mehmet Ali Yazıcı 14 Ocak 2009 - Çarşamba , 15:43:03
|
|
|
KARAHÖYÜK GAZETESİ’NDE NELER OLUYOR?
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Aydın Şimşek’in gazetedeki görevinden istifa etmiş olduğunu, Karahöyük Gazetesi’nin 7 Ocak 2009 tarihli sayısında kapakta yer alan, “Sulucakarahöyük Gazetesi Yönetim Kurulu” imzalı açıklamadan öğrenmiş bulunuyoruz.
“Ne var bunda, sıradan bir istifa olayı” diyenler olabilir. Ama kazın ayağı hiç de öyle değil! Yönetim Kurulu, gözümüzün içine baka baka, bağımsız olduğunu savunan Karahöyük Gazetesi’ni ele vermiştir.
Açıklamayı sonuna kadar okuyunca aslında bu istifanın normal bir istifa olmadığı, birileri tarafından Aydın Şimşek’in istifa ettirildiği izlenimi öne çıkmaktadır. Bu sonuca, istifaya neden olan olaydan yola çıkarak ulaşmak da mümkündür.
İstifaya neden olarak, Gazete’nin 25.12.2008 tarihli sayısında yer alan CHP ile ilgili, Alevi Haber Ajansı kaynaklı bir haber ve CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın sarık ve türbanlı resminin yer alması gösterilmektedir.
Bunu okuyunca, Gazete’nin internet sayfasına girdim ve bu sayıya ulaşmaya çalıştım ancak arşivden çıkarıldığını gördüm. Demek ki durum vahim! Birileri haberin gazete arşivinde durmasını bile istememiş!
Olayın kısaca özeti şudur:
Hacıbektaşlılar A.Ş. adına Karahöyük Gazetesi’nin sahibi Naci Özçelik, CHP’den Hacıbektaş Belediyesi Meclis Üyeliği aday adayı ve Gazete’nin yazar ve ortaklarından Ali Kaim ise Hacıbektaş Belediye Başkanlığı aday adayı olmuştur. Gazete’nin olaya konu olan sayısı birileri tarafından CHP Genel Merkezi’ne fakslanmasıyla Özçelik ve Kaim’in adaylıkları zora girmiştir.
Bunun faturası da Gazete’nin Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Aydın Şimşek’e çıkarılmıştır.
Sözü uzatmadan şu soruları sormak istiyorum:
1-Suluca Karahöyük Gazetesi siyasi partilerden bağımsız bir gazete değil midir?
2-Eğer bağımsız bir Gazete ise, CHP’den yerel yönetim seçimlerine adaylıklarını açıklayan Naci Özçelik ve Ali Kaim’in Şirket’ten ve Gazete’den istifa etmeleri gerekmez miydi? Temiz ve halka dayalı belediyecilik anlayışı bu değil midir? Neden Aydın Şimşek istifa etmiş ya da ettirilmiştir?
3-Suluca Karahöyük Gazetesi CHP’nin yerel bir yayın organı mıdır? Eğer böyleyse bu durum, Gazete’ye emeği geçenlere şimdiye kadar neden bildirilmemiştir?
4-Olaya konu olan haber ve resim gerçek değil midir? Deniz Baykal, kameralar önünde sadece türbanlı değil kara çarşaflı bayanlara parti rozeti takmadı mı? CHP, oy kaygısıyla Sünni İslam’a yakınlaşmıyor mu?
5-Bir gazete bir adayı destekleyebilir ama bir gazete ile ekonomik ve hukuki ilişkisi olan birileri, eski durumlarını değiştirmeden adaylıklarını açıklayabilirler mi?
6-Bu mudur demokrasiden, insan hak ve özgürlüklerinden yana yayıncılık anlayışı? Bu mudur demokratik tutum ve farklı düşüncelere, eleştirilere tahammül? Bu zihniyetle mi gerçekleşecek farklı yerel yönetim anlayışı?
Bu sorular mutlaka yanıtlanmalıdır.
Karahöyük Gazetesi’ne ilk yazmaya başladığım dönemlerde, “Gecikmiş Bir Merhaba!” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Ve şunu demiştim:
“Birileriyle aynı kulvarda koşmak; bir fikirsel bütünsellik oluşturmak ve yaşamda bunun gereklerini yerine getirmekle mümkündür. Çoğu kez, aynı yerde bulunmak, aynı düşünsel yelpazede yer almak mekanik bir tarz olarak algılanmakta ve sayısal bir toplam olarak algılanmaktadır. Gazete etrafında duran her unsuru birbirine bağlayan ve sonuçta farklılıklar korunarak uyumlu bir bütünsellik oluşturan bir “iç bağ”ın sağlanması, bir arada durmanın ölçütüdür. Gazetenin ortaya çıkmasına neden olan ihtiyaç ne olursa olsun, ilk hareket noktasında tohumu atılan sevgi, paylaşım ve dayanışma duygularıyla örülü “yaşam içerisinde duruş”un tüm unsurlara nüfuz edebilmesini sağlamak gerekmektedir. Devrimci ve demokratik mücadelede çoğu zaman tek seslilik ya da çok seslilik adına kakofoniler oluştuğu görülmektedir. Aynı yelpazenin insanları olarak “ortak”lık oluştururken, bu ortaklık içerisinde farklı renklerin olması gayet doğaldır. Gazete içerisinde demokrasi kavramının ilk yapması gereken çağrışım “farklılıklara tahammül” ve bir arada yaşamı örgütlemek olmalıdır.”(01.05.2008)
Bu duygu ve düşüncelerden hareketle aranıza katılmıştım. Yaklaşık on aydır aranızdaydım ve düzenli yazmaya çalıştım. Gazete arşivinde ellinin üzerinde makalem bulunmaktadır. Yukarıda ki eleştiri hakkımı bu hukuka bağlı olarak kullandım. “Murat Karayalçın Kimin Adayı?” başlıklı yazımın yayınlanmamasının nedenini de bu yaşanan olayla anlamış bulunuyorum. Bir arada durma zemini ortadan kalktığı için aranızdan ayrıldığımı ve artık yazı yazmayacağımı bildirmek isterim.
Mehmet Ali Yazıcı
|
|
|
|
|
|
|
24 - kendal dogan 11 Ocak 2009 - Pazar , 12:55:55
|
|
|
Yüksel Işık ulaştığı bilinç ve duyarlılık düzeyi ile Çankaya Belediye Başkanlığını hakeden bir aydındır.Belediyecilikteki emeği duruşu toplumsal sorunlara yaklaşımı , çözüm aramadaki kullanmış olduğu yöntemler onun süreçleri algılamadaki yeteneğini de ortaya koymaktadır.Alevi Bektaşi Fedarasyonu Pirsultan Abdal örgütlülüğü feodal geri ilişkileri bir tarafa bırakarak açıkça Yüksel Işık'a destek vermelidir.
Toplumsal çıkarlara öncelik verecek,yerel siyaseti demokratik bir anlayışla ileri götürebilecek tek aday Yüksel Işıktır.
Hiç bir şekilde yıpranmamış ,zaafı olmayan ,demokratik tüm örgütlenmelerde saygın kişiliği ile bilinen arkadaşımızın belediye başkanı olmasında toplumsal çıkarımızın olduğunu düşünüyorum.
Alvei örgütlülükleri bu anlamında açıkça,devrimci bir tavırla Yüksel Işık'ın yanında olduklarını deklere etmelidirler.Alevi Bektaşi Fedarasyonunun ve PSAD'nin tarihsel sorumluluğu bulunmaktadır.
Tüm Alevi aydınlarını ,yurtseverleri ,devrimcileri ve bu yerel iktdarda toplumsal çıkarı olan herkesi Yüksel Işık'a destek olmaya çağırıyorum.
|
|
|
|
|
|
|
25 - FEZALI BABA Haci CIRIK 03 Ocak 2009 - Cumartesi , 19:05:00
|
|
|
KÜLTÜR-SANAT: ANADOLU TÜRKÝYESÝ
Tarih: 03.01.2009 Saat: 11:00 Gönderen: Hidir
Sitemiz Þair Ve Yazarý Fezalibaba (Haci Cýrýk) ýn Anadolu Tarihi’ne Ýliþkin Yazý Ve Þiir‘i
Ülkemizin coðrafi konumu ve dünyadaki aldýðý yeri konusunda kimler ne yazmadýki.Ayný zamanda gerçek bir mozayikte olmasý, eli kalem tutan konuþma becerisi olan her þahýs için her çeþit meterial bulunur yani malzeme çeþidi hayli fazla.
Seksen küsür senelik geçmiþine tarihine dönüp bakacak olursak, Bu güne kadar iktidar olmuþ, isteme hakim olan hakim sýnýf partileri ile yönetilen halkýn büyük kesimi arasýnda o kadar karakter benzerliði varki!
Hangi parti egemen olursa olsun hiç farketmez yüce halkýmýzý o partinin rengine bürünmüþ ::::::::::::::::>
olarak görürsünüz. Oy alma adýna bu partiler neler yapmadýki, bu günde ayný oyunlarý pazarlýyorlar. Seçim öncesi halk büyük beklentilerle sakinleþir hele baþa gelsinler der ve beklentilerini zamana býrakýr. Ýktidar olan hakim sýnýf uþaklarýnýn sisteminde halkýn çalýþan, kesimi, esnafý, memuru, köylüsü, ve küçük üreticisinin feryadý baþlar. Sendikalar ve çeþitli sosyal kitle kuruluþlarý sesini duyurmak için sokaklara dökülür. Her kuruluþ kendi istek ve taleplerini hükümet ve iþ verenlere duyurmak için bütün çabalarýný kullanýrlar. Bu haykýrýþ karþýsýnda ikdidar ve iþ verenler vurdum duymazlýklarýný sürdürürler.
Þu son zamanlardada toplu iþten çýkarmalar, iþcileri sabah faprika kapýlarýnnýn önünde koymalarýnýn her gün olduðu ve açlýðýn yokluðun diz boyu yükseldiðini teðet geçti. Ýktidar kafasýnýn hesabý bu çalýþan ve yoklukla ezilen insanlarýn üzerine polisleri gönderir direnen iþçileri daðýtýr olmasýda ayrý bir güç gösterisi yani sindirme korkutma politikasýnýn gösterileri.
Haber yapan gazetecilerin iþçilerle, sokakta vatandaþla. Ýþsizle, memurla yaptýðý halk ne düþünüyor haberlerinde dikkatimi çeken çok önemli konuyu irdelemek istiyorum. Ýþten atýlan, iþsiz olan, geliri az geçim sýkýntýsý çeken, sitemden memnun olmayan her vatadaþýn beklentisi inþallah iyi olur.
Bu günlerde geçer ve hele bir seçim gelsin benzeri cevaplarla kalýyorlar. Gönül isterki bu insan sivil örgütlenmeden ve iþçinin yoksulun emeðin partisi olan ve bulunduklarý yerlerde örgütlenerek sorunlarýný çözümlenebileceðini söylesinler. Uygar ülkelerde insanlar kitle örgütlerinde örgütlü veya sempati duyan konumdalar. Var olan sömürü sistem partilerin vaatleri ile bir yere varýlamayacaðýný görmeyen ezilenler ezilmeye devam ederler.
ANADOLUDA
Anadoluda Allah her renkte var
Ara sýra kime darda görünür
Ýnsaným derde onu görmezler zor
Daðýnda taþýnda narda görünür
Kimine göre her þeyi yaratan
Din iman adýna dünya karatan
Çýkarý uðruna halký donatan
Evinde hanýnda korda görünür
Kimi Pazar eder halký eziyor
Hileli ikdidar halel yazýyor
Meçlisi bozulmuþ beyler azýyor
Mebusu makamý zorda görünür
Vucudu çirkef beyninde hilesi
Devleti soyar kapital kölesi
Cezasýný yüce halkým veresi
Eðrisi büðrüsü arda görünür
Fezalim bozuldu insanýn arý
Soraný yok akar masumun kaný
Her þeye alet oldu inanc dini
Ayýbý gayýbý sýrda görünür
Fezalibaba/Haci CIRIK
|
|
|
|
|
|
|
26 - Emel Sungur 28 Aralık 2008 - Pazar , 22:29:42
|
|
|
Sevgili Gazete Emekçisi Arkadaşlarım,
Yeni gelen yılın hepimize barış, sağlık ve sevgi getirmesini diliyorum.
Emeklerinize, ellerinize sağlık yolunuz hep açık olsun.
Emel Sungur
|
|
|
|
|
|
|
27 - HASAN BAYRAM 11 Aralık 2008 - Perşembe , 20:50:24
|
|
|
DEÐERLÝ GAZETE ÇALIÞANLARI,
Kurban Bayramýnýzý en içten iyi dileklerimle kutlar,herbirinize saðlýk ve mutuluk dolu günler dilerim.
Saygýlarýmla.
Hasan BAYRAM
|
|
|
|
|
|
|
28 - çağlayan 09 Aralık 2008 - Salı , 19:45:35
|
|
|
ban çağlayan mayısın 10 unda askerliğim bitiyor allahın izni ile pirin kapısını gelip öpecem onun sayesinde askerlik yapıyoz şırnak/cizre pirim sana canım feda...
|
|
|
|
|
|
|
29 - hasan bayram 01 Aralık 2008 - Pazartesi , 14:22:27
|
|
|
01.12.2008
CANDOSTLAR,
07.11.2008 tarihinden bu yanı sizi internetten takip edemiyoruz,özlemle gazetemizin sayfalarını bekliyoruz.
En içten saygılarımla.
Hasan BAYRAM
|
|
|
|
|
|
|
30 - cengiz 18 Kasım 2008 - Salı , 21:37:43
|
|
|
|
28 Kasım 2008 cuma günü saat:20.00 de Avcılar Kültür Merkezinde sahneye koyacağımız KERBELA isimli oyunumuza davetlisiniz. İrt. 0539 861 57 10
|
|
|
|
|
|
|
31 - metin erol 26 Ekim 2008 - Pazar , 23:20:46
|
|
|
Halk Ozaný Aþýk Zevraki’nin
hiç yayýnlanmamýþ þiirleri
sitemizde yayýnlanýyor.
Saygýlarýmýzla
GÖNÜL
Beyhudeye sevdin vefasýz yari
Alamadýn gitti beyvane gönül
Vahada eridi ömrünün varý
Dalamadýn gitti ummane gönül
Kimisi cellatdýr, kimi canfiken
Yüzleri güllerin, özleri diken
Kocaman dünyada, konacak mekan
Bulamadýn gitti pervane gönül
Þu zalim zamanýn zehrü camýný
Ýçtinde çektin hep cevrü gamýný
Sahte diyarýnda, sahi namýný
Salamadýn gitti devrane gönül
Zevraki der bu ne zardýr, bu ne ün
Daim düþüncede uçdu geçti dün
Bu fýrsat çaðýnda felekten bir gün
Çalamadýn gitti divane gönül
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|