|
|
|
|
|
|
|
|
222 - ismail cem özkan 03 Eylül 2006 - Pazar , 19:44:39
|
|
|
dostlar, bir hacýbektaþ\\'lý olarak böyle bir sitenin varlýðýndan geçte olsa hebrim oldu. çalýþmalarýnýzýn devamýný dilerim..
dostlukla
cem
http://www.cemoezkan.de
|
|
|
http://www.cemoezkan.de
|
|
|
223 - Ayhan Deniz 03 Eylül 2006 - Pazar , 16:34:30
|
|
|
Hubyar’ da Neler Oluyor ?
Turkulerinsesi.com ‘ un sorularını cevaplayan Kenanoğlu Hubyar sorunun tarihsel bir alt yapısı olduğunu ve bu sonunun başlangıcının Hubyar Köyüne Osmanlı’ nın müdahalesi ile değişen ve yeniden oluşan durum ve statü olduğunu belirtti.
* Sorun Hubyar Köyündeki İnanç ağalığıdır. Bu ağalık sistemi doğudaki toprak ve aşiret ağalığının kötü bir taklididir.
* Bir Alevi İnanç Önderinin Türbesini, Temel ailesi kendi adlarına tapu ettirmek üzere Tokat-Almus Asliye Hukuk Mahkemesinde Köy muhtarlığı ve hazine aleyhine dava açmışlardır. Bu Alevilerin ve diğer Hubyar evlatlarının kabul edeceği bir durum değildir.
* Gerek federasyonumuz gerek se de Serçeşme'de oturan mürşidimiz Veliyettin Ulusoy bu tarihi sorumluluktan kaçmamalıdırlar. Çözümden yana olmayanları da topluma açıklamalıdırlar. Doğru olan ve Alevi Hukukuna yakışan da budur.
ropörtajın tamamı http://www.hubyar.org da
|
|
|
|
|
|
|
224 - Fatma Koparan 24 Ağustos 2006 - Perşembe , 10:45:09
|
|
|
Deðerli canlar,
Sitenizi inceledim. Öncelikle Allah Razý olsun emekleriniz için..
Dostlar ben izmirde asimile olmak üzere oaln bir köy.. Ben 4-5 yýldýr alevilik nedir aaþtýrýyorum. Birkaç hafta öncede bir sie kurdum.
http://www.alevidostlar.com
Bu sitede siz büyükleriminde desteklerini bekliyorum. Yazýlarýnýzla bizleri aydýnlatýrsanýz çok memnun olurum.
Hýzýr yoldaþýnýz olsun herdaim...
|
|
|
|
|
|
|
225 - Kenan Furat Amersfoort-Hollanda 01 Ağustos 2006 - Salı , 13:23:35
|
|
|
Son günlerde değişik web sitelerinde Pir dergâhı Postnişini, Veliyettin ULUSOY’a yönelik asılsız ve çirkin yazıları esefle izliyorum. Aslında bu tür yazılara cevap verip polemiğe girmeye hiç niyetim yoktu. Fakat iş iyice çığırından çıkıp, yol terbiyesi ve edep kurallarını aşıp, Serçeşme Pir Dergâhına karşı hakaret kampanyasına dönüştü. Hz. Hünkâr’ın evladı, 32. Postnişin, Veliyettin Ulusoy Efendiye karşı gâh cahilce gâhî bilinçli ve sinsice yapılan bu saldırıları bir Kureyşan ocağı talibi olarak edep dışı görüyorum.
Öncelikle şunu söyleyeyim; bu meydan, bu yol boş değildir. Birilerinin çıkıp yeniden bir şeyleri icat etmelerine gerek yoktur. Yola girmek isteyen hangi ocağa mensup olursa olsun gelip Hünkâr evladı önünde ikrar verip talipliğini ve ya dedeliğini hakkıyla yapabilir. Hazreti Pir’den bugüne kadar hizmet veren dergâh nice saldırı ve kıyımlara rağmen günümüze kadar gelmiştir. Hünkâr evladı bazen Mansur gibi berdar olmuş bazen sürgünlere gitmiş bazen de böylesi saldırılara hedef olmuştur. Fakat her dönemde Aleviler ve de Anadolu toplumu için atalarından aldıkları emaneti korumuşlardır, bugünden sonra da bunun böyle olacağına inancım tamdır.
Yazdıklarım kendi fikrimdir. Herhangi bir dernek veya vakıf adına yazmıyorum. Ancak Alevi-Bektaşi davası için çalışan bütün kurumlara eşit mesafede olup, verdikleri emeğe saygılıyım. Hollanda’da Alevi-Bektaşi hareketi içinde yerel ve ülkesel kurumlarda karınca kararınca çalışmalarım olmuştur. Hayatımın sonuna kadar da gücüm oranında bu yola hizmet edeceğim.
Yazıma, en son çıkan ‘AABK bileşenlerine 15 Ağustos'ta Hacıbektaş'ta toplanın çağrısı yapıldı’ başlıklı yazıdan başlamak istiyorum. Bu yazıda Veliyettin ULUSOY’un sözde ‘örgütün mürşidi’ ilan edilmesinden bahsediliyor. Bu saçmalıktır. Yol geleneğine uymayan bir iddiadır. Doğru olmayan bu yorumlu haberi internette yayınlayan kişilerin art niyetli olduğu aşikârdır. Yolumuz erkânından birazcık nasip almış olan bir insan, Bulgaristan’dan Irak’a varan koskoca muhibban kitlesinin Mürşidine, Pirine bu şekilde saldırmaz. Bu yolun bir talibi olarak bu haberden hemen sonra işin aslını sordum ve öğrendim.
Evet, 15 Ağustos’da yapılacak olan cem, Avrupa ve Türkiye Alevi-Bektaşi örgüt yöneticilerinin gönülleri birlemek adına Hacı Bektaş Veli Postnişini Veliyettin ULUSOY efendimizin huzurunda yapılacaktır. Bu Cem ne bir İKRAR ne de bir GÖRGÜ cemidir. Dileyen herkesin girebileceği bir cemdir. Bu örgütlerimizin yöneticilerini alkışlamak gerekirken acaba neden bu kadar saygısızca saldırı ve yorumlar yapıldı diye hayli düşündüm. Daha cem kurulmadan, ne olup bitecek bunu bilmeden bu yaygara ne idi?
Gelelim Hollanda Alevi Dedeler Divanı Vakfı sekreteri Davut Sever’in ‘Çelebiler mürşit mi?’ yazısına. Öncelikle sormak gerekiyor Davut Sever Doğu Alevileri derken kimi kastediyor? Doğu Karadeniz’deki canları, Adıyaman, Urfa, Diyarbakır gibi illeri de içine alıyor mu? Yoksa sadece Tunceli ve çevresinden mi bahsediyor. Aleviliğin doğusu batısı olmaz! Emirdağ’daki, Manisa’daki, Konya, Çorum, Amasya, Tokat, Sivas, Adana, Mersin, Antalya, Samsun, Trabzon, Maraş, Antep ve Malatya’daki de Tunceli’li kadar Alevidir! Dikme kelimesi yöresel bir terimdir, Hacı Bektaş Veli Dergâhı süreğinde Evlad-ı Resul olmayıp Postnişinin (Mürşid) icazetiyle yol hizmeti yürüten Babaya Mürşit Vekili denir. Bu öyle sayısı çok olan veya herkese verilen bir izin değildir. Madem siz bütün Alevilere hizmet yapmak için yola çıktınız, kendi yöreniz ve dedenizin söylediği dışında da sürek olduğunu artık öğrenmelisiniz. Yok, ‘Alevilik sadece Dersim Aleviliğidir, biz Aleviliğin merkeziyiz’ diyorsanız bunun ismini koyun. Bunca talip ve dede yüzyıllardır Yola, Dergâh ve Mürşide ikrar verip yolu kesintiye uğratmadan süregelmiştir. Yeryüzünde sadece bizler değil başkaları da var. Alevi sadece siz değilsiniz, sizden başkaları da var. Bu farklılıkları görmek ve kabul etmek lazım. Lütfen Aleviyol.com sitesinde 22 Temmuzda sevgili Ayhan Aydın’ın yazdığı yazının şu bölümünü okuyun: ‘Nevzat Demirtaş da, kendisine bağlı yüze yakın baba olsa da, bazı ocaklarca bir üst ocak olarak görülen Sultan Süceattin Veli Ocağı’nın postnişini olsa da, o da Hacı Bektaş Dergahı’na bağlıdır. Her sene kendi daveti üzerine kendisini ziyaret eden Hacı Bektaş soyundan bir kişiye, talipleri önünde görülür. Bunun manası “el eli yıkar, el gövdeyi yıkar; temizlenmeden, temizleyemezsin”dir. El ele, el Hakk’a ilkesi bugün de devam etmektedir.’ Bu sadece bir örnektir.
Siz, ne hakla bu insanlara: ‘Tuttuğunuz el, verdiğiniz ikrar geçersiz, Çelebiler Mürşit değil, Ocak bile değil, Buyruk’a göre hepiniz düşkünsünüz’ deme cüretini gösteriyorsunuz? Size bu hakkı kim verdi diye sorarlar! Düşkünler ocağından bahsediyorsunuz; bu ocağın zamanında kimin vekâletiyle yol hizmetlerini yürüttüğünü zahmet edip araştırırsanız iyi olur. ‘Hace Bektaş Veli Horasan-i Nişabur’un evlenmediği bu vesileyle çocuklarının da olmadığı büyük dedelerimiz tarafından söylenirdi. Dedem Hace Bektaş Veli’nin mücerret olduğunu söylerdi.’ Bu hiç bir şeyi ifade etmez. Bir başkasının dedesinin de bir başka şeyi söyleyebileceği hiç mi aklınıza gelmedi? Milyonlarca insan Hünkârın evlendiğine, Çelebilerin de onun soyundan geldiğine inandığını bilmiyor musunuz? ‘Hace Bektaş Veli, kendisi de bir ocağa mensup hiç bir seyyidi kendine tâlip tutmamıştır.’ Hacı Bektaş Veli cümle Erenlerin ve bütün ocakların Serçeşmesidir. Piri ve Mürşididir. Derviş Cemal, Sarı Saltuk, Kara Donlu Can baba vb. bunlara dâhildir. Hacı Bektaş Veli Ali kendidir. Bizim inancımızda bütün gülbankların sonunda kim anılır? Derviş Cemal soyundan olan bir insanın böyle bir açıklama yapmasına ne demeli? ’İnancımızda “Ocakzadeler Kolu” diye bildiğimiz birçok seyyidin, ama mutlaka seyyid-i saadet, evlad-ı resul olması şartıyla, Anadolu’ya Hace Bektaş Veli’den çok önceleri gelindiği biliniyor.’ İşte burada asıl fikrinizi ortaya koyuyorsunuz, Hazreti Pir’i küçümsüyorsunuz ve bunda ilk değilsiniz ancak buna bugüne kadar kimsenin gücü yetmediği gibi sizin de gücünüz yetmez.
Şimdi Babagan Bektaşiliğinin aklı başında, sevilen, sayılan Babası Sayın Şakir Keçeli’nin yazdığı ‘Hacıbektaş’ta Ayn-ül-Cem yapılacakmış’ yazısına bakalım. Kuşkusuz Baba erenlerin yazdığı Meydan Evi’yle ilgili yazısının ilk bölümü tamamen gerçeği yansıtıyor. Maalesef yazının devamı için aynı şeyi söylemek güçtür. Bu bölümde uzunca Hüseyin Gazi Metin’le ilgili bilgiler veriyor, bunların doğru olup olmadığı bir yana. Ancak iki haftadır ortaya atılan bir asılsız dedikoduya dayandığı için Baba Erenlerin boşuna zaman harcadığı kanaatindeyim. Sn Mustafa Özcivan daha önce bu cemi Dertli Divani’nin yürüteceğine dair bir açıklama yapmıştı. Hatta telefon numarasını bile vermişti ki dedikodu yapılacağına gerçeği merak eden arayıp öğrensin diye. Ben böyle anladım ve kendisi de daha sonra bunları belirtti. Hala aynı dedikoduyu evirip çevirip internet sitelerinde teker teker yorumlamak ne kadar ayıptır. Çelebiler ile Babaganlar arasındaki kırgınlığın bir yana atılmasından yana olan Keçeli Baba zahmet edip işin aslını öğrenebilirdi.
Pir Dergâhı Postnişini Veliyettin efendiye yakıştırmalarla bezeli olan, Doktor Özgür Savaşçı’nın, ‘Bulmak, Bulunmak ve Bulanmak’ üstüne yazısına da bir bakalım. München Ludwig-Maximilians Üniversitesinde Türk kültürü ve Alevi Bektaşi edebiyatıyla ilgili ciddi bilimsel çalışmalar yapan Sayın Savaşçı’yı edebe davet ediyorum. Sayın Savaşçı, nasıl oldu da Veliyettin Efendinin çıkar için Belediyeyle ters düştüğünü söyleyecek kadar basitleştiniz? Bizim yolumuzda yargısız, bilgisiz, dedikodulara dayanan infazın olmadığını sizin bildiğinizi düşünüyordum. Yaptığınız çok çirkin! Bilimsel çalışmalarınızda da dedikodu ve varsayımlarla mı hareket ediyorsunuz? Yazınızın sonunda: ‘Daha fazlasını yazmaya edebim ve erkânım elvermiyor’ diyorsunuz. Kusura bakamayın Savaşçı hoca ama Tarik-i Nazenin’in edep ve erkân sınırlarını hayli aşmışsınız haberiniz yok.
Son olarak tahtacılar grubuna Dr. İsmail Engin’in yolladığı ‘Nevzat Dede, Sucaeddin Veli Tekkesi ve Seyyid Battal Gazi Tekkesi’ başlıklı yazıya baktığımızda karşımızda Dergâha karşı yürütülen yıpratma programının başaktörlerinden birisini görüyoruz. Değişik sitelerde keskin öngörü ve sağduyusuyla tekrar tekrar doğu ocaklarının bölünmeye gitmesi yönünde adeta yol göstericilik yapan Sayın Engin lütfen asıl amacını açıklasın. ‘Sayın Engin bahsettiğiniz bölünmenin size faydası, kazandıracağı ne olacaktır?’ Birileri bilinçsizce davranıp Yol’a zarar veriyorsa siz engin görüşlerinizle o zararı veya bölünmeyi telafi etmenin yolunu göstermelisiniz. Nevzat Demirtaş gibi Anadolu’da verdiği emek bakımından az rastlanan Dede’yi adeta bilinçsizlik, yolsuzluk ve Pirsizlikle suçlayacağınıza, lütfen siz kendi atalarınızın bağlı olduğu ocağı ve bugünkü durumunu açıklayınız.
Hâl ehli olan, ER olan, bu türden varsayımlar ve ‘bildiğim kadar’larla yola hizmet veren ERLERİN üzerine gitmez! Hollanda’da yapılan Dedeler Şurasında yolun tekrar canlanmasının ne kadar zor olduğu ve çetin hazırlıklar gerektirdiğini vurgulayan Engin, aynı Yolun Dergâhı, Mürşidi, Dedesi, Babası, Görgüsü ve İkrarıyla yürüyen SERÇEŞME süreğine neden bu hakaret ve iftiraları reva görüyor? Yüzyıllardır el ele el Hakk’a ilkesini, otokontrol sistemini inançsal açıdan bugüne kadar sürdüren ve benim şahit olduğum, yaşadığım sadece Dertli Divani’nin sorumlu olduğu bölgelerde binlerce insan ikrar vermiş ve her yıl GÖRGÜ ceminde görülmekteler. Bu gerçekleri yok sayma cesaretini nereden alıyorsunuz? Hak Erenler size anlamak, dinlemek nasip eylesin.
Kendi araştırmalarım ve inancımın doğrultusunda düşüncelerimi ifade etmeye çalıştım. Koca bir SERÇEŞME süreğini savunmak haddime düşmemiştir. Bu gerçeği de söylemeliyim; bu geleneği sürdüren dede vekil ve babaların Dedegan ve Babagan kollarına, süreklerine ve bağlı olan canlarına asla karalama ve hakarette bulunduklarını görmedim ve duymadım. Aksine yolumuzun ve inancımızın bu günlere gelmesinde çok büyük emeklerinin olduğunu çok sıkça söylediklerini biliyorum. Hep birlikte haddimizi bilirsek çok çok iyi olur. Yol eri olan aracısız Postnişin Veliyettin Ulusoy Efendiyle gönül rahatlığı içinde görüşüp sorularını sorabilir. Yılda binlerce insan onunla görüşüp konuşuyor sizler de görüşebilirsiniz.
Hacı Bektaş Veli Postnişinlerinden Feyzullah ÇELEBİ, Ahmet Cemalettin ÇELEBİ ve Veliyettin ÇELEBİ’nin vekilliğini, aşıklığını yapan;
Ondörtbin yıl gezdim pervanelikte
SITKI ismin buldum divanelikte
Sundular aşk meyin mestanelikte
Kırkların Ceminde dara düş oldum…- diyen Dede Kargın ocağından Aşık SITKI BABA’nın uzunca bir başka deyişinden birkaç dörtlük
Gel beri biat et Yedullah ile
Ehl-i Beyte biat eden naş olmaz
Tecella,Tevella Eyvallah ile
Mürşit meydanına giren dış olmaz
Mürşide ermeyen öğrenmez hüner
Hünersiz kişiler cahildir meğer
Ustaz külüngünden geçerse eğer
Yapıya uymadık asla taş olmaz
Eğer ister isen Hakkı bulasın
Sanma kendi aklın ile bilesin
Eriş bir Mürşid’e menzil alasın
Gökte uçan kılavuzsuz kuş olmaz
SITKI’ya gulam ol Veliyullah’a
Ayrılma katardan git doğru raha
Yalvar ihlâs ile yüz sür dergâha
Gafil olma kutbun postu boş olmaz
Sevgi ve saygılarımla,
Kenan Furat
Amersfoort-Hollanda
|
|
|
|
|
|
|
226 - Ugur Eroglu 31 Temmuz 2006 - Pazartesi , 21:48:32
|
|
|
Gazetemiz Sulucakarahoyuk"u takip etmeye calisiyorum. Calisiyorum diyorum cunku yurtdisinda olmamdan dolayi ancak internet baskisi olursa okuyabiliyorum bircok insan gibi. Aradan cok zaman gecmemesine karsin etkisinin ne kadar oldugunu ve her gecen gun daha cok insanin takip ettigini de goruyorum. Ama benim derdim burada size hem elestiri hem sitem. 9 ay olmasina karsin gunluk internet baskisi ve harf baskisi neden yetistirilemiyor? Yeterli insan mi yok yoksa baska nedenler mi var?
Biliyorsunuz ki 2 hafta sonra Hacibektas"ta anma senlikleri var. Hem senlikler ve hemde daha sonrasi icin varolan sorunlari gidermek icin cozum uretmek uzere aboneler ve ilgili kisiler ve okurlara yeniden yeniden ve yeniden cagri yapilmali. Gazete ve projeye gonul vermis kisiler basta sorunlari asmak ve gunluk olarak Sulucakarahoyuk"u okumak isteyecektir.
Calisanlar olarak isiniz cok zor olsada daha onceleri nasil zorluklarin ustesinden gelindiyse bununda ustesinden gelebilirsiniz.
Selamlar.
|
|
|
|
|
|
|
227 - Ýskender YILDIZ 30 Temmuz 2006 - Pazar , 09:34:07
|
|
|
Mardin’den merhabalar.Mardin’de görev yapmaktayým.Kahramanmaraþ Göksun Keklikoluk Köyü’ndenim.Fýrsat buldukça il, ilçe, belde ve köy tanýtýcý ve bilgilendirici, aydýnlatýcý siteleri ziyaret etmeye çalýþýrým. Tanýtým adýna yapýlan bu etkinlikleri güzel buluyorum.Þu güzel ülkemizin ne kadar renkli ve güzellik dolu olduðunu daha iyi anlýyor insan.Kahramanmaraþ Göksun Keklikoluk Köyü’nü kuran Alevi inançlý Koçgiri Aþireti mensubu büyüklerimiz, Sivas Ýmranlý-Doðançal (Yazýkoy),Söðütlü (Gundé Kuppo), Eskidere (Gundé Nahalé),Delice; Sivas Zara ve Erzincan Refahiye-Gümüþakar (Koçgiri) ve çevresindeki yerleþim birimlerinden gelip Binboða Daðlarý’nýn batýsýnda, yaklaþýk 1630 rakýmlý Keklikoluk Köyü’nü yurt edinmiþler, 1877 – 1882 yýllarý arasýnda Keklikoluk’u kurmuþlar. Web ekibine bu güzel olanak için teþekkür ederim.Kahramanmaraþ Göksun Keklikoluk Köyü ve Sivas Ýmranlý Doðançal Köyü baþta olmak üzere selam bekleyen herkesi selamlarým. Yazma olanaðý için de teþekkür ederim.
|
|
|
http://iskenderyildiz46.sitemynet.com/Keklikoluk/
|
|
|
228 - aydındogan 11 Temmuz 2006 - Salı , 17:28:41
|
|
|
|
sitenizi su-tv de yayınlanan bir haberde isminin geçmesi sonucu ögrendim.çokta güzel olmuş hacıbektaşın dışında olupta gönlü orda olanlar için arayıpta bulunmayacak bir adres. bölelikle Hacıbektaş'da yaşananlara yabancı kalmıyoruz.Hacıbektaş anma törenlerinide ayrıntıları ile sitenize taşirsanız gidemeyenlerde gelişmeleri takip eder
|
|
|
|
|
|
|
229 - aydın dogan 11 Temmuz 2006 - Salı , 16:32:33
|
|
|
dergının ve gazetenın yenı sayılarını ınternetten takıp edemıyorum
|
|
|
|
|
|
|
230 - Hatice Köse 06 Temmuz 2006 - Perşembe , 13:56:47
|
|
|
13 yıl önce Sivas'ta fasist/yobazlar tarafından yakılıp yok edilmek istenen 35 CAN; karanlığa inat ateşte semaha durdular turna olup uçtular. 13. yılında yine dostlarımı ziyarete gittiğimde bir dostun elime tutuşturduğu bildirinin arkasındaki yazıdan öğrendim sitenizi.
Yolumuzu bal eyleyen dostlara merhabalar.
Çalışmalarınızda başarılar dilerim.
|
|
|
|
|
|
|
231 - TURAN KELLECÝ 05 Temmuz 2006 - Çarşamba , 22:54:20
|
|
|
DOSTLAR MERHABA
30 TEMMUZ PAZAR GÜNÜ TEKELÝ YAYLASINDA HUBYAR KÖYÜ KÜLTÜR VE
SOSYAL YARDIMLAÞMA DERNEÐÝ VE AVRUPA HUBYARLILAR BÝRLÝÐÝNÝN
DÜZENLEMÝÞ OLDUÐU GELENEKSEL HUBYAR DERVÝÞÝ ANMA TÖRENÝ VE
ÞENLÝKLERÝ YAPILACAKTIR. GÖNLÜNDE HUBYAR SEVGÝSÝNÝ YAÞATAN TÜM
DOSTLARI KATILMASINI CANI GÖNÜLDEN ARZ EDERÝZ.
OTOBÜS KALKIÞ YERLERÝ VE ÝRTÝBAT YERLERÝ
29 TEMMUZ 2006 CUMARTESÝ 13:00 KALKACAKTIR
GAZÝMAHALLESÝ CEM EVÝ :(TURAN KELLECÝ 0212 650 49 89 –GSM 0532 675 73 70)
OKMEYDANI CEM EVÝ (0212 238 01 02 )
SARIGAZÝ CEM EVÝ : (ALÝ ZÝLCÝ 0216 430 92 46 )
ÝÇMELER : (MUZAFFER AKTAÞ 0533 581 51 75)
HUBYAR KÖYÜ DERNEK BAÞKANI
TURAN KELLECÝ
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|