Design and Programm Turan Özcan
http://www.hacibektaslilar.com/
   12 Şubat 2012, Pazar   
Arşiv >> 
"Serçeşme'nin Sesi " yola koyuldu... , Bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır, Düşünce karanlığına ışık tutanlara ne mutlu,        + + +        
 Ana Sayfa  
 Hacıbektaşlılar A.Ş  
 Hacıbektaş  
 Suluca Karahöyük  
 Serçeşme Dergisi  
  Yazarlar
  Ziyaretçi Defteri
  Linkler
Açılış Sayfam Yap! Favorilerime Ekle!  info@hacibektaslilar.com
İsmail Kaygusuz
Recai Aksu
Yrd. Doc. Ali Yaman
Esat Korkmaz
Hasan Kaya
Aydın Şimşek
İbrahim Bahadır
Ahmet Ateş
Ali Haydar Avcı
Ali Balkız
Ali Duran Gülçiçek
Rıza Aydoğmuş
Dr. E. Sabri Dündar
Berçenekli FEZALİ Hacı CIRIK
  Ana Sayfa >  YAZARLAR

İslam Tarihinde Özgürlük Arayışları
      

       03 Şubat 2007        19:07:39        151385   (defa okundu)    

Erdoğan Aydın
    

        İslam Tarihinde Özgürlük Arayışları

 

Bazı kitaplar var ki doğal okuyucusuna ulaşma şansını yakalayamamak gibi bir talihsizliğin kurbanıdır. Faik Bulut’un, 1997-2000 yılları arasında, “İslam’da Özgürlük Arayışı” adı altında yayınlanan üçlemesi, işte böylesi, okuyucusuna ulaşamamış, hakkettiği pozitif tepkiyi alamamış kitaplardan.

Oysa söz konusu bu kitaplar, bize oldukça eksik kaldığımız bir alanı, İslam tarihinin gizlenen yüzünü, egemen söylem ve pratiklere muhalif olup karşılığında katliamlarla belirlenen yüzünü tanıtmak gibi anlamlı bir boşluğu dolduruyor. Hep spekülatif bağlamda değinilip geçilmiş, hep egemen söylemin çıkarları doğrultusunda “sapıklık” olarak mahkum edilmiş, oysa ki İslam coğrafyasındaki ezilenlerin felsefi-siyasal arayışlarını, alternatif toplum ve iktidar denemelerini, İslam tarihinde bütün canlılığıyla yaşanan sınıf mücadeleleri gerçeğini aydınlatan çalışmalar söz konusu olan.

“Ali’siz Alevilik”, “İslam Komüncüleri”, “Hasan Sabbah Gerçeği” adlarıyla yayınlanan bu üç çalışma (*), ezilenlerin İslam'ın egemen dünyasına karşı kendini ifade süreçleri ve tarihsel şekillenmelerini öğrenmek anlamında dikkate değer çalışmalar. Kuşkusuz konu çok kapsamlı ve bu nedenle üzerine daha pek çok şey yazılmayı gerektiriyor; ancak söz konusu bu kitaplar, başlangıç okumaları olarak ihmal edilemeyecek bir açılım sunuyor. İşte bu nitelikleriyle kendi özel ve yerel tarihlerini bilmek durumunda olan günümüzün ezilenlerini ve onlar adına söz kuranların ilgi alanında olması gereken bir boşluğu dolduruyorlar.

 

Alevi İnancın Arap Arka Planı

Dizinin birinci kitabı olan “Alisiz Alevilik”, yanlış isim seçiminin ve kimi yazım özensizliklerinin kurbanı olarak adeta murdar bir marka olarak ünlendi.

“Ali'siz Alevilik”, hem tarih boyunca Aleviliği Sünnileştirmeye (veya Şiileştirmeye) çalışmış siyasal İslamcıların, hem de bilimsel olarak ispatlanamaz bir yaklaşımla Aleviliğin Ali-Muaviye arasındaki çatışma üzerinden oluştuğu iddiasındaki Alevilerin, infial düzeyindeki ortak tepkisiyle karşılandı. Pekçoğu spekülatif karakterli ama oldukça etkili olan bu saldırı sonucunda Kitap, içeriğindeki ciddi bilgiler ve dikkate değer irdelemelerini, ona gereksinimi olan kesimlere ulaştırabilmekten uzak kaldı. Sonuçta kitabın içeriği, çok miktarda ve spekülatif düzlemde atıfta bulunulan isminin kötü şöhretinde ezildi.

Oysa F. Bulut, İslam'ın egemen Sünni ve Şii kollarının baskısıyla oluşmuş geleneksel söylemin arka planına dair, ortalama okurun ulaşamayacağı bilgiler sunuyordu “Ali'siz Alevilik” ile. Ancak Sünni egemen ideolojinin kuşatıcı etkisine karşı “İslam içi”lik zırhını gerçeklere tercih edenler, kitabın bu niteliğini görmek bile istemediler. Bu bağlamda yanlış isim seçiminin de katkısıyla, sanki kitabın özünün, Aleviliği Ali'sinden koparmak olduğunu söyleyerek bir saldırı nesnesine dönüştürdüler.

Şeriata karşı aydınlanmacı bir öze sahip olan “Ali'siz Alevilik”, bizi öncelikle, Alevi inancın Arap tarihiyle ilişkilendirilen öğelerine dair ciddi bir arka plan bilgisiyle donatıyor. Ve bunları takiben, herbiri ciddi dayanaklara sahip üç temel iddiada bulunuyor: 1- Alevilik, bize ezberletildiği gibi İslam içi bir değil, ibadet ve kültürüyle İslam dışı bir inançtır. İslam tarih ve uygarlığının bir parçası olmakla birlikte İslam teolojisi ve şeriatının özü veya bir kolu değildir. 2- Şii tarih anlayışının etkisiyle Aleviliği, iktidardan alaşağı edilmiş “hakiki İslam” olarak yorumladığımız taktirde, Aleviliğin süregelen asimilasyonuna yedeklenmemiz kaçınılmaz. 3- Alevilik tek bir etnisitiye indirgenemez; dolayısıyla "Alevilik Türklüktür ya da Kürtlüktür veya Araplıktır" türünden iddialar bilimsel değil milliyetçi-ideolojik bakışlardır.

 

İslam Komüncüleri: Karmatiler

“İslamda Özgürlük Arayışları” dizisinin ikinci kitabı olan “İslam Komüncüleri” isimli çalışma ise, Anadolu, Horasan, Mezopotamya ve Akdeniz kıyısındaki muhalif inancın siyasal-felsefi ve tarihsel süreç içinde nasıl bir seyir izlediğini gösteriyor. Materyalist tarih anlayışının, "Ortaçağ'daki bütün sınıfsal mücadeleler dinsel ve mezhepsel söylemlerle yürütülmüştür" projektörüyle, İslam coğrafyasındaki ezilenleri anlatıyor bize.

“İslam Komüncüleri”, 1990'lara kadar şeriatçı ve Türkçü çevrelerin tekelinde kalmış İslam tarihi araştırmalarına karşı tez üreten, bu anlamda resmi ve gerici tarih anlayışına alternatif bir araştırma. Şimdiye kadar İslam tarihini " barışçı ve hoşgörülü, dikensiz bir gül bahçesi”, “sınıfsız ve kaynaşmış müminler cemaatinin tarihi" gibi göstermeye çalışan; İslam coğrafyasındaki sınıf mücadelelerini, materyalist eğilim ve yorumları, devrimci hareketleri hep sümen altı eden İslamcı tarih yazarları ve şeriatçılara karşı, gerçeklerin hiç de böyle olmadığını göstermesi bakımından bilgi dolu ve öğretici bir inceleme örneğidir “İslam Komüncüleri”.

Kitabın özel olarak Aleviler açısından da büyük önemi var: Çünkü Aleviliğin, Ali-Muaviye çatışması, Kerbela Faciası, Horasan Erenleri, Bektaş-ı Veli, Şah İsmail gibi şahsiyet ve olaylarla başlayıp bitmediğini, onun oluşum kaynaklarında hem etnik hem coğrafi hem de inançsal anlamda çok daha geniş bir evren bulunduğunu gösteriyor. Bu kitapta Aleviliğin, bilinegelenden çok daha zengin olan tarihi-coğrafi köklerinin Mezopotamya, Basra, Mısır, Kuzey Afrika ve İrani kök ve katkılarını öğreniyoruz. Tarihi, felsefi ve inançsal köklerini Horasan erenleri, Erdebil Ocağı gibi bilinen yerlerle sınırlı tutan bir Alevilik algısının eksik ve günümüz milliyetçi manipülasyonlarına açık bir algı olduğunu göstermesi açısından da kitap özel bir önem taşıyor.

“İslam Komüncüleri”nde, Batîni düşüncenin tarihsel kökleri, fazilet toplumu ütopyasının gelişimi, kömüncü hareketin içindeki büyük örgüt adamı ve bilge insan Hallac-ı Mansur'u ve tarihte ilk ansiklopedistler olarak bilinen İhvan-ül Safa hareketi hakkında ayrıntılı bilgileri buluyoruz. Asıl önemlisi Alevi inancını, gerçekte İsmaili gelenekle felsefi-teolojik birlikteliğine rağmen, Şii söylemin etkisiyle, gerçekte kendisinden kökten farklı olan Şii Musa Kazım soykütüğüne bağlama girişiminin şizofrenik karakterini sorgulamak açısından da kitap büyük bir önem taşıyor.

Daha önemlisi Kitap, Ortaçağ İslam coğrafyasındaki komünal toplulukların ve devrimci isyanların sadece Baba İshak-Baba İlyas, Şahkulu, Şeyh Bedrettin gibi hareketlerden ibaret olmadığını; anılan hareketlerden yüzlerce yıl önce benzeri ve çok daha kapsamlı pratiklerin yaşandığını gösteriyor. Bu kitap özgülünde incelenen Karmatilerin, çok uzun dönem ayakta kalan ve Şeyh Bedreddin'in tasarladığından daha ileri komünal bir toplum kurarak Abbasi despotizmine kök söktürdüklerini göstermesi bakımından Kitap, Türkçe literatürdeki ilklerden biridir.

 

Hasan Sabbah

F. Bulut, bildiği bölgesel (Arapça, Farsça, Kürtçe) ve Batı (İngilizce, Fransızca) dillerinin avantajlarını iyi kullanarak, Türkçe’den ulaşılamayan geniş bir literatür taramasıni bilgimize sunuyor. Her üç çalışmasında da, söz konusu dillerden ilgili ve değişik, hatta birbirine karşıt kaynaklara başvuruyor. İslamcıların çokça başvurdukları Arapça-Farsça kaynaklar üzerinde nasıl oynadıklarını gösteriyor. Şeriatçı devlet geleneğiyle özdeşleşen ortodoks İslamcı tarih yazarlarının; muhalif oluşumların egemen ideoloji ve iktidara karşı çıkışlarını asla affetmeyen bakış açılarıyla gerçekleştirdikleri karalama ve iftiraları sergiliyor. Karşılaştırmalı biçimde ilgili değişik kaynakları incelerken, gerçekler ve ezilenler açısından büyük bir gereksinim olan alternatif bir tarih yazımına yöneliyor.

“İslam'da Özgürlük Arayışları” dizisinin üçüncü kitabı olan “Eşitlikçi Dervişan Cumhuriyetleri ve Hasan Sabbah Gerçeği” adlı çalışma da aynı kapsamda şekilleniyor. Nizamülmülk’ten beri bize ezberletilen iki yanlış şeyden biri, İsmaili mezhebine bağlı tarihi bir şahsiyet olan Hasan Sabbah’ın, bir “cani” olduğu ve uyuşturucuyla ayakta tutulan sahte cennet efsanesiyle “dünyanın ilk terörist örgütünü” kurduğu  yolundaki hurafedir. Oysa bunlar gerçeğin değil egemen dezenformasyonun yansımalarıdır ve ne yazık ki zaman zaman kimi soldan insanlarca da, tam bir şuursuzluk örneği olarak yinelenebilmektedir.

Bu çalışmasında F.Bulut bizi; Sünni İslam anlayışına ve onun temsil ettiği Selçuklu despotizmine karşı başkaldırıp, Alamut Kalesi'nden başlayarak yayılan eşitlikçi bir dervişan cumhuriyetini ve kurucusu Hasan Sabbah’ın gerçeğiyle tanıştırıyor. Moğol akınları önünden Anadolu'ya gelen Batîni toplulukların inanç önderlerinin, İsmaili mezhebinin devrimci felsefesini yaymaya çalışan  Hasan Sabbah'tan etkilendiklerine dair bulgular sunuyor. Hasan Sabbah'ın cani değil devrimci bir hareketin bilge önderi olduğunu, döneminin despotik yönetimini geriletmek ve kurduğu eşitlikçi toplumu savunmak için suikastlere başvurduğunu, fikirsel bakımdan döneminin Sünni alimlerini aşan bir birikime sahip olduğunu, bırakın sahte cennette uyuşturucu içirmeyi, tersine bu yola meyleden oğlunu dahi affetmeyip cezalandırdığını gösteriyor.

Özetle Sünni İslam öğretisine karşı çok etkili bir ideolojik-felsefi alternatif oluşturanların, İran'dan Suriye'ye kadar kendine bağlı direngen ve dinamik toplumlar kuran ve işte tam da bu nedenle şeriatçılarca tarih boyunca lanetlenenlerin hikayesini anlatıyor bize F. Bulut.

 

(*) Berfin Yayınları


  Geri Geri Arkadaşına Yolla Arkadaşına Yolla Yazdır Yazdır Yukarı Yukarı  

ÜYE GİRİŞ
13Sulucakarahöyük Radyosunu dinlemek için tıklayın!
Editör ...
Gülağ Öz
Erdinç Utku
Kendal Doğan
Hüseyin Demirtaş
Anket
Sitemizi nasıl buldunuz?
Çok güzel
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü

Anket Sonucları
Version 2.0
Dertli Divani
Ali Yıldırım
  Ana Sayfa    Hacıbektaşlılar A.Ş    Hacıbektaş    Suluca Karahöyük    Serçeşme Dergisi    Yazarlar    Ziyaretçi Defteri   Linkler  
Copyright © Sitemizdeki yazı, resim, görüntü ve bilgiler izin alınmadan kullanılamaz