Design and Programm Turan Özcan
http://www.hacibektaslilar.com/
   5 Eylül 2008, Cuma   
Arşiv >> 
"Serçeşme'nin Sesi " yola koyuldu... , Bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır, Düşünce karanlığına ışık tutanlara ne mutlu,        + + +        
 Ana Sayfa  
 Hacıbektaşlılar A.Ş  
 Hacıbektaş  
 Suluca Karahöyük  
 Serçeşme Dergisi  
  Yazarlar
  Ziyaretçi Defteri
  Linkler
Açılış Sayfam Yap! Favorilerime Ekle!  info@hacibektaslilar.com
İsmail Kaygusuz
Recai Aksu
Yrd. Doc. Ali Yaman
Esat Korkmaz
Hasan Kaya
Aydın Şimşek
İbrahim Bahadır
Ahmet Ateş
Ali Haydar Avcı
Ali Balkız
Erdoğan Aydın
Ali Duran Gülçiçek
Rıza Aydoğmuş
Dr. E. Sabri Dündar
Berçenekli FEZALİ Hacı CIRIK
  Ana Sayfa >  YAZARLAR

ALEVİ-BEKTAŞİLİK
Cemde 12 Hizmet

Değerli Canlar; Cemlerimizde 12 hizmetin nasıl bir düzen içinde, hangi sırayla, hangi gülbenkler, duaz-ı imamlar okunarak yürütüldüğünü anlatmak üzere yazıya geçirdiğim bu bilgilerin yurt içi ve yurt dışındaki genç kuşaklarımızın Alevi-Bektaşi inanç ve kültürünü öğrenmesine yardımcı olmasını diliyorum.       

       01 Şubat 2006        21:59:59        61453   (defa okundu)    

Dertli Divani
    

A L E V İ – B E K T A Ş İ L İ K
Cemde 12 Hizmet

 

Değerli Canlar;

Cemlerimizde 12 hizmetin nasıl bir düzen içinde, hangi sırayla, hangi gülbenkler, duaz-ı imamlar okunarak yürütüldüğünü anlatmak üzere yazıya geçirdiğim bu bilgilerin yurt içi ve yurt dışındaki genç kuşaklarımızın Alevi-Bektaşi inanç ve kültürünü öğrenmesine yardımcı olmasını diliyorum.

           Cem için canlar toplandığı zaman cemi yöneten Baba: (veya Dede) "Erenler, 12 hizmete başlamadan önce birbiriyle küskün, dargın var mı? Alacağınız, vereceğiniz, davanız var mı?... Yoksa herkes birbirinden razı mı?" diye sorar. Canların birbirlerinden razılıkları varsa hep bir ağızdan "Allah eyvallah" derler. Küskün, dargın veya herhangi bir sorun varsa davacı hemen yerinden kalkıp meydana gelir niyaz eder ve darda(ayakta) şikayetini sorununu dile getirir.Bu arada ilgili kişiler de Dede tarafından meydana çağrılır ve onlar da aynı şekilde gelirler.

            Tüm canlar edep-erkan olur. Davalılar teker teker dinlenir ve sorunu Dede canlarla birlikte çözer. Ceme inanarak gelen canların derdi, problemi ne olursa olsun çözümsüz değildir. Davalıların hakları neticeye bağlanıp barış sağlandıktan sonra dardan boş inilmeyeceğinden dolayı ya cem erenlerinin verdiği bir sitem (ceza) olarak ya da  dardaki canlar gönüllerine bırakılarak bir lokma veya dergaha bağış yapmaya ikrar verirler. Dede  dardaki canlara şu gülbengi okur:

            Allah Allah Hak erenler durduğunuz dardan gördüğünüz didardan mahrum eylemeye. Anlamak dinlemek müyesser eyleye. Korktuğunuza uğratmaya, umduğunuza nail eyleye. Birlik ve beraberliğinizi daim eyleye. Eksiklikleri tamama yaza. Dil bizden nefes Pir Hacı Bektaş Veli’den ola. Gerçeğe hüü...” der ve dardakiler meydana niyaz eder, yerlerine geçerler. Dede cem erenlerinden “Erenler,canlar cümleniz birbirinizden razı mısınız?” diye tekrar rızalık ister. Canlar: Allah Eyvallah razıyız” der ise; Dede de  “Hak erenler cümlenizden razı olsun" der ve “hizmet sahipleri hizmetine baksın" diye buyurur.

            Gözcü:Marifete hüü...” der ve canlar edep-erkan (iki diz üstü) otururlar.

Bazı yörelerde 12 hizmetliler saz eşliğinde deyişle teker teker çağrılır ve sırayla meydana niyaz edip dara dururlar. Bazı yörelerde de gözcü sağ başta  olmak üzere 12 hizmetliler hep birlikte dara dururlar. Gözcü: “12 Hizmetlerimizin kabulüne gönül birliğiyle diyelim Allah Allah”  der, ve Dede şu gülbengi okur: “Bismi Şah Allah Allah... Üçlerin, Beşlerin, Yedilerin ve Kırkların hürmetine...12 İmam, 14 Masum-u pak, 17 Kemerbest ve Kerbela Şehitlerinin hürmetine... Erenlerin, Evliyaların, Aşıkların ve Sadıkların hürmetine... Hak erenler  dilde dileklerimizi, gönülde muratlarımızı vere... Gözcü Karaca Ahmet’in Ve 12 Hizmet sahiplerinin de hizmetleri kabul muratları hasıl ola... Eksiklerimiz tamama yazıla. Hz .Pir Divanına kaydola.. .Nur-u Nebi Keremi Ali Pirimiz Hacı Bektaş Veli... Dil bizden nefes Şahı Şehidi Kerbela’dan ola. Gerçeğe hüü...”

            Bu gülbenk’den (dua) sonra hizmetliler meydana eğilip niyaz eder ve yerlerine geçerler. İlk hizmet sahibi Seyyid Farraş (süpürgeci) meydana gelir. "Hü" der, eğilir meydanı süpürür, sembolik olarak çulun (meydandaki halı, kilim v.b.) ucunu kaldırıp altına doğru "sırrı sır edenin demine hüü" deyip süpürgeyi üç defa “Allah,Muhammet, ya Alidiye meydana çaldıktan sonra dara durur, süpürgeyi sol koltuğuna alır ve "hü" diyerek şu duayı okur: "Hamdülillah Pirimiz ol Hz.Bektaş’idir. Üstadımız Al-i Muhammed'den Seyyidi Farraş’idir Bercemal-i Muhammed Kemal-i İmam Hasan Şah Hüseyin Ali Ra Bülend'e salâvat"der. Tüm canlar: "Allahümme salli ala seyyidine Muhammed'in ve ala Ali Muhammed" diye salavat getirir.

           Bu Hizmeti Üç Bacı yapıyorsa yine aynı şekilde hüü” diye meydana gelip, sırayla her biri birer defa süpürgeyi meydana çalarken Allah, Muhammet, ya Ali” dedikten sonra “Destur-u Pir...Biz üç bacıyız, Güruhu Naciyiz, Kırklar Meydanında Süpürgeciyiz... Süpürgeci Salman ,Kör olsın Yezid-i Mervan, Zuhur eyleye Mehdi-yi sahip zaman... Nefes pir’dendir. Hü pirim hüü...”derler ve Dede’de şu gülbengi okur: "Allah Allah. Seyit Farraş efendimizin hüsnü himmet ve hidayeti üzerimizde hazır ola. Hizmet sahibi (sahipleri) hizmetinden şefaat bula. Nur-u Nebi Kerem-i Ali Pirimiz Üstadımız Hacı Bektaş-ı Veli. Gerçek erenlerin demine hüü."

         

 

            Süpürgecinin hizmetini tamamlamasından sonra, ibriktar (Salman-Pak) bir kadın bir erkek iki kişi el suyu alır gelir hüü diye meydana eğilip karşılıklı diz çökerler. Birbirlerinin ellerine üç defa Allah Muhammet ya Ali” diyerek su dökerler sonra Dede' den itibaren ilk halkada oturan canların ellerine su dökmeye başlar. Bu bittikten sonra da hizmetliler dara durup şu duayı okurlar:

 Destur-u Pir. Hüü... Men Ğulam-ı Hayderi’yem etmenem Adu'dan havf-i pak Kırklar meydanında Pirimiz üstadımız Selman-ı Pak, ber cemal-i Muhammed Kemal-i Hasan, Şah Hüseyin Ali Ra Bülend'e Salavat." (*) Tüm canlar:Allahümme salli ala seyyidine Muhammed'in ve ala Ali Muhammed” derler Dede  de şu gülbengi okur:

"Allah Allah. Salman-ı Pak efendimizin hüsnü himmet ve hidayeti üzerimizde hazır ola. Hizmet sahipleri hizmetlerinden şefaat bula. Dil bizden nefes kutbu alem Hacı Bektaş-ı Veli'den ola. Gerçeğe hüü..."

            Meydancı postu-seccadeyi- alıp, Hüü Erenler Hak Muhammet Ali Hizmeti geliyor” diye birer adım atarak üç defa tekrar eder darda durur ve Dede şu gülbengi okur; Bismi Şah Allah Allah… Bu post Hak Muhammet Ali’nin, Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin 12 İmamların Postu... Kamber Ali Sultanın sermiş olduğu post ola. Hizmet sahibinin hizmeti kabul muradı hasıl ola. Dil bizden nefes pirimiz Hacı Bektaş Veli’den ola. Gerçeğe hüü... Meydancı postu serer niyaz eder yerine geçer.

           Çerağcı (delilci) meydana gelir. O arada Gözcü: "Marifete Hüü..." der ve Bacılardan isteyen ayağa kalkar Fatima Ana  darında durur isteyen edep-erkan oturur. Delilci çerağı Dede'nin bulunduğu yere yakın serili postun üzerine koyup dört köşesine niyaz eder, ayağa kalkıp dara durur. Tüm canların duyabileceği sesle okumaya başlar. “Destur-u Pir... Bismişah...

Allah göklerin ve yerin nurudur. Onun nuru, içinde ışık bulunan bir kandil yuvasına benzer, o ışık bir cam içindedir. Cam ise sanki inci gibi parlayan bir yıldızdır. Bu ne yalnız doğuda ne de yalnız batıda bulunan bereketli zeytin ağacından yakılır. Ateş değmese bile, neredeyse yağın kendisi aydınlatacak. Nur üstüne nurdur. Allah dilediğini nuruna kavuşturur. Allah insanlara misaller verir, O her şeyi bilir." (Nur suresi ayet 35)

Ardından eğilip çerağı uyandırır (yakar). Çerağı yakarken iki diz üzeri oturur ve okumaya devam eder: “Allahümme  salli  ala seyyidina Muhammet Mestafa, İmam Aliyel Murteza, Hatice-i Kibriya, Fatima-i Zöhre, İmam Hasan Hulki Rıza İmam Hüseyni Kerbela, 12 imam 14 masum-u pak 17 Kemerbest…”  der ve çerağı yakma işi bittikten sonra tekrar okumaya başlar: "Çerağı ruşen, fahri dervişan, himmeti pirân, piri Horasan, küşad-ı meydan, kuvve-i abdalan, kanun-u evliya, gerçek erenlerin demine hüü”. Bunları da okuduktan sonra çerağcı: Allah, Muhammet ya Ali” diyerek çerağın sağına, soluna ve önüne üç defa niyaz eder, ayağa kalkar ve üç adım geri çekilir, meydanın orta yerinde dara durup şu duazı okur:

 

"Çün çerağ-ı Fahr uyandırdık Hûda'nın aşkına

Seyyid-i Kevneyn Muhammed Mustafa'nın aşkına

 

Saki-i Kevser Aliyye'l Murtaza'nın aşkına

Hem Hatice Fatıma Hayrün'nisâ'nın aşkına

 

Şah Hasan Hulki Rıza hem Şah Hüseyn-i Kerbela

Ol İmam-ı etkiya Zeynel Aba'nın aşkına

 

Hem Muhammed Bakır ol kim Nesl-i Pâki Murtaza

Cafer-üs Sâdık îmam-ı Rehnüma'nın aşkına

 

Musa-i Kazım İmam-ı serfiraz-ı ehl-i Hak

Hem İmam-ı Ali Rıza Sabira'nin aşkına

 

 

Şah Taki ve Ba Naki hem Hasan-ül Askeri

Ol Muhammed Mehdi-i Sahib Liva'nın aşkına

 

Pirimiz Üstadımız Bektaş Veli'nin aşkına

Haşredek yanan yakılan aşikan'ın aşkına",

 

"Ber Cemali Muhammed Kemali İmam Hasan Şah Hüseyin Ali Ra Bülend'e salâvat"

Tüm canlar: Allahümme salli ala seyyidina muhammedin ve ala ali Muhammed” der ve Dede şu gülbengi okur:

"Allah Allah. Akşamlar hayır ola, hayırlar fetih ola, şerler def ola. Münkirler mat, münafıklar berbat ola. Meydan aydın gönüller şad ola. Cabir Ensar efendimizin hüsnü himmet ve hidayeti üzerimizde hazır ola. Hak erenler cemi cümlemize birlik, dirlik, düzen ihsan eyleye. Nur-u Nebi Kerem-i Ali Pirimiz  Hacı Bektaş Veli gerçek erenlerin demine hüü..’’

Bu duayla birlikte Zakirler hemen sazı alır, üç duaz okurlar:  

1.

"Hata ettim Hûda yaktı delili

Muhammed Mustafa yaktı delili

      Ol Ali Aba'dan Haydar-ı Kerrâr

      Aliyyel Murtaza yaktı delili

Hatice tül Kübra Fatıma Zehra

Ol Hayrün Nisa yaktı delili

     Hasan'in aşkına girdim meydana

     Hüseyn'i Kerbela yaktı delili

İmam Zeynel, İmam Bakır-ı Cafer

Kazım Musa Rıza yaktı delili

      Muhammed Taki'den hem Ali Naki

      Hasanü'l Askeri yaktı delili

Muhammed Mehdi-i sahib-i zaman

Eşiğinde ayet yaktı delili

      Bilirim günahım hadden aşıptır

      Hünkar-ı Evliya yaktı delili

On iki İmamlardan bu nur Hatayı

Şir-i Yezdan Ali yaktı delili"

 

"Yaktı delili" nakaratı ikinci söylenişinde "kurdu bu yolu" ve üçüncü söyleyişinde de "kabul eylesin" denilerek duaz üç defa söylenebilir. Ya da aşağıdaki duazlar, bunların dışında başka duazlar da okunabilir.

2.

Alim Hasan Hüseyin Zeynel-i Bakır

Cafer Kazım Musa Rızaya zikir

Taki Naki Askeri Mehdi’ye şükür

İbrahim’in dest-i damanı Haydar

3.

Muhammet Mustafa hem Murtezayi

Hatice Fatima Hayrün nisayi

Şah Hasan Hüseyin Zeynel Abayi

Bakır Cafer Kazım Musa Rızayi

 

Taki Naki Askeri Mehdi livayi

Ondört masum-u pak piri sefayi

Sev bunları eyle hem ilticayi

Dilersen Hürremi derde devayi

 

 

Duazlar bitince Zakirler sazlarının üzerine hafif eğilir, “diyelim Allah Allah” derler  Dede şu gülbengi okur:

"Allah Allah... Hizmetleriniz kabul ola. Muradlarınız hasıl ola. Muhammed Ali, Ehl-i Beyt katarlarından, didarlarından ayırmaya. Adlarını zikrettiğiniz on iki imamların himmeti üzerinizde ola. Diliniz dert görmeye. Hak erenler cümlemizi delili şah-ı Merdan’dan ayırmaya. Dil bizden nefes Hazret-i Pir Hacı Bektaş-ı Veli'den ola. Gerçek erenler demine hüü."

Burada gözcü "dâr çeken didar göre erenler sefasına ere” der, Ayaktaki ve edep-erkanlı canlar rahat otururlar böylece meydan açılmış olur.

          Bundan sonra Balım Sultan muhabbeti yapılır. Yani sohbet yapılır, aşıklar deyişler söylerler.

Eşik-beşik yoklaması ya da seyran denilen aradan sonra tekrar aşıklar üç deyiş bir duaz okurlar. Duaz’dan sonra Dede'nin gülbengini takiben edep-erkan bozulmadan aşıklar sazlar eşliğinde MİRAÇ okurlar:

          Miraçname

"Miraç okudu Cebrail

 Muhammet Mustafa mah-i

 Hak emrine oldu kail

 Eyledi hem azm-i rah-i

           Gaip'den yandı bir çırak

           Çünkü yakın oldu ırak

          Cebrail getirdi Burak

           Bindi ol Habib-ullah'i

 Burak kadem bastı arşe

 Erişti Fevk ile Ferşe

 Hak kadirdir cümle işe

 Eyledi bu gez-nigah-i

            Bir nida erişti Hak'dan

             Ya Muhammed in Burak'dan

             Göz kamaşır şerer-nak'dan

            Müminlerin kıblegah-i

 Yolda ırasd geldi bir şir

 Ya nedir bu işe tedbir

 Hatemini ağzına ver

 Sundu iki cihan şah-i

             Çıktı sidrel mintihayâ

            Erişti il-a nihaya

             Kavuştu sırr-ı hüdaya

            Seyretti cemalullah-i

 Onda gördü bir nevcivan

 Yüzü şems-i mahi taban

 Cemaline oldu hayran

 Nazar kıldı al-allahi

           

            Sordu doksanbin kelamı

          Hak ile Nik namı

          Bir dem eyledi eramı

          Bu ne sırdır ya ilahi

 Gaibden geldi yeşil el

 Verdi si-pare engür asel

 O demde gördü bir mahvel

 Selman'ın şey'en lillahi

          

 

 

           Ayak üste kalkar server - (Canlar hep birlikte ayağa kalkarlar)

          Oldu gönül gözü enver

          Sır ile oldu münevver

          Dedi bu hikmet ilahi

 Oldu Mirac'ın mübarek

 Hak kıldı Kur'an Tabarek

 Şanına levlak-e levlak

 Padişahlar padişah-i

            Vardı kırkların cemine

             Oturdu hak makamına

           Hüü... dedi gerçek demine--- (Canlar edep-erkan otururlar)

           Dem be dem resulullahi

 Buyurdu ol nuri vahid

 Size armağan bu tevhid

 Cümlesi de oldu sacid ----       (Herkes meydana eğilir, niyaz olur ve doğrulur, aynı anda

 Zikretti kelam ullahi                     Semahçılar hızlı çark şeklinde semaha kalkarlar)

            Kırklar bir şerbet içtiler

           Can ile baştan geçtiler

           Cezbe-i aşka düştüler

           Ettiler Kırklar semahı

 Gözleri kurret-el ayn

 Ali bin Hasan Hüseyin

 İmam Zeynel-ı Abidin

 Güruh-u Naci Güvahı

           İmam Bakır İmam Cafer

           Kazım Musa Rıza Server

           Şah Taki ba Naki Asker

           Muhammed Mehdi penah-i

 Ata bahş eyle lütfundan

 Dur eyleme rahmetinden

 Mahrum koyma şefaatinden

 Geda Fevzi pür günahı"

 

"Hüü diyelim Allah Allah". (Semahçılar safta durur.) Ve Dede şu gülbengi okur:

"Allah Allah. Semahlar saf ola, günahlar af ola, semahlar Kırklar semahı ola, dil bizden nefes Şah-ı Şehid-i Kerbela'dan ola, gerçek Erenlerin demine hüü."

Dedenin gülbenginden sonra, tekrar iki veya üç semah yapılır. Bu semahlar hangi yöreye ait olursa olsun fark etmez.

            

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

             <