01 Şubat 2006
 
21:59:59
 
52285
(defa okundu)
Dertli Divani
A L E V İ – B E K T A Ş İ L İ K
Cemde 12 Hizmet
Değerli Canlar;
Cemlerimizde 12 hizmetin nasıl bir düzen içinde, hangi sırayla, hangi gülbenkler, duaz-ı imamlar okunarak yürütüldüğünü anlatmak üzere yazıya geçirdiğim bu bilgilerin yurt içi ve yurt dışındaki genç kuşaklarımızın Alevi-Bektaşi inanç ve kültürünü öğrenmesine yardımcı olmasını diliyorum.
Cem için canlar toplandığı zaman cemi yöneten Baba: (veya Dede) "Erenler, 12 hizmete başlamadan önce birbiriyle küskün, dargın var mı? Alacağınız, vereceğiniz, davanız var mı?... Yoksa herkes birbirinden razı mı?" diye sorar. Canların birbirlerinden razılıkları varsa hep bir ağızdan "Allah eyvallah" derler. Küskün, dargın veya herhangi bir sorun varsa davacı hemen yerinden kalkıp meydana gelir niyaz eder ve darda(ayakta) şikayetini sorununu dile getirir.Bu arada ilgili kişiler de Dede tarafından meydana çağrılır ve onlar da aynı şekilde gelirler.
Tüm canlar edep-erkan olur. Davalılar teker teker dinlenir ve sorunu Dede canlarla birlikte çözer. Ceme inanarak gelen canların derdi, problemi ne olursa olsun çözümsüz değildir. Davalıların hakları neticeye bağlanıp barış sağlandıktan sonra dardan boş inilmeyeceğinden dolayı ya cem erenlerinin verdiği bir sitem (ceza) olarak ya da dardaki canlar gönüllerine bırakılarak bir lokma veya dergaha bağış yapmaya ikrar verirler. ‘Dede dardaki canlara şu gülbengi okur:
“Allah Allah Hak erenler durduğunuz dardan gördüğünüz didardan mahrum eylemeye. Anlamak dinlemek müyesser eyleye. Korktuğunuza uğratmaya, umduğunuza nail eyleye. Birlik ve beraberliğinizi daim eyleye. Eksiklikleri tamama yaza. Dil bizden nefes Pir Hacı Bektaş Veli’den ola. Gerçeğe hüü...” der ve dardakiler meydana niyaz eder, yerlerine geçerler. Dede cem erenlerinden “Erenler,canlar cümleniz birbirinizden razı mısınız?” diye tekrar rızalık ister. Canlar: “ Allah Eyvallah razıyız” der ise; Dede de “Hak erenler cümlenizden razı olsun" der ve “hizmet sahipleri hizmetine baksın" diye buyurur.
Gözcü: “Marifete hüü...” der ve canlar edep-erkan (iki diz üstü) otururlar.
Bazı yörelerde 12 hizmetliler saz eşliğinde deyişle teker teker çağrılır ve sırayla meydana niyaz edip dara dururlar. Bazı yörelerde de gözcü sağ başta olmak üzere 12 hizmetliler hep birlikte dara dururlar. Gözcü: “12 Hizmetlerimizin kabulüne gönül birliğiyle diyelim Allah Allah” der, ve Dede şu gülbengi okur: “Bismi Şah Allah Allah... Üçlerin, Beşlerin, Yedilerin ve Kırkların hürmetine...12 İmam, 14 Masum-u pak, 17 Kemerbest ve Kerbela Şehitlerinin hürmetine... Erenlerin, Evliyaların, Aşıkların ve Sadıkların hürmetine... Hak erenler dilde dileklerimizi, gönülde muratlarımızı vere... Gözcü Karaca Ahmet’in Ve 12 Hizmet sahiplerinin de hizmetleri kabul muratları hasıl ola... Eksiklerimiz tamama yazıla. Hz .Pir Divanına kaydola.. .Nur-u Nebi Keremi Ali Pirimiz Hacı Bektaş Veli... Dil bizden nefes Şahı Şehidi Kerbela’dan ola. Gerçeğe hüü...”
Bu gülbenk’den (dua) sonra hizmetliler meydana eğilip niyaz eder ve yerlerine geçerler. İlk hizmet sahibi Seyyid Farraş (süpürgeci) meydana gelir. "Hü" der, eğilir meydanı süpürür, sembolik olarak çulun (meydandaki halı, kilim v.b.) ucunu kaldırıp altına doğru "sırrı sır edenin demine hüü" deyip süpürgeyi üç defa “Allah,Muhammet, ya Ali” diye meydana çaldıktan sonra dara durur, süpürgeyi sol koltuğuna alır ve "hü" diyerek şu duayı okur: "Hamdülillah Pirimiz ol Hz.Bektaş’idir. Üstadımız Al-i Muhammed'den Seyyidi Farraş’idir Bercemal-i Muhammed Kemal-i İmam Hasan Şah Hüseyin Ali Ra Bülend'e salâvat"der. Tüm canlar: "Allahümme salli ala seyyidine Muhammed'in ve ala Ali Muhammed" diye salavat getirir.
Bu Hizmeti Üç Bacı yapıyorsa yine aynı şekilde “hüü” diye meydana gelip, sırayla her biri birer defa süpürgeyi meydana çalarken “Allah, Muhammet, ya Ali” dedikten sonra “Destur-u Pir...Biz üç bacıyız, Güruhu Naciyiz, Kırklar Meydanında Süpürgeciyiz... Süpürgeci Salman ,Kör olsın Yezid-i Mervan, Zuhur eyleye Mehdi-yi sahip zaman... Nefes pir’dendir. Hü pirim hüü...”derler ve Dede’de şu gülbengi okur: "Allah Allah. Seyit Farraş efendimizin hüsnü himmet ve hidayeti üzerimizde hazır ola. Hizmet sahibi (sahipleri) hizmetinden şefaat bula. Nur-u Nebi Kerem-i Ali Pirimiz Üstadımız Hacı Bektaş-ı Veli. Gerçek erenlerin demine hüü."
Süpürgecinin hizmetini tamamlamasından sonra, ibriktar (Salman-Pak) bir kadın bir erkek iki kişi el suyu alır gelir hüü diye meydana eğilip karşılıklı diz çökerler. Birbirlerinin ellerine üç defa “Allah Muhammet ya Ali” diyerek su dökerler sonra Dede' den itibaren ilk halkada oturan canların ellerine su dökmeye başlar. Bu bittikten sonra da hizmetliler dara durup şu duayı okurlar:
Destur-u Pir. Hüü... Men Ğulam-ı Hayderi’yem etmenem Adu'dan havf-i pak Kırklar meydanında Pirimiz üstadımız Selman-ı Pak, ber cemal-i Muhammed Kemal-i Hasan, Şah Hüseyin Ali Ra Bülend'e Salavat." (*) Tüm canlar: “Allahümme salli ala seyyidine Muhammed'in ve ala Ali Muhammed” derler Dede de şu gülbengi okur:
"Allah Allah. Salman-ı Pak efendimizin hüsnü himmet ve hidayeti üzerimizde hazır ola. Hizmet sahipleri hizmetlerinden şefaat bula. Dil bizden nefes kutbu alem Hacı Bektaş-ı Veli'den ola. Gerçeğe hüü..."
Meydancı postu-seccadeyi- alıp, “Hüü Erenler Hak Muhammet Ali Hizmeti geliyor” diye birer adım atarak üç defa tekrar eder darda durur ve Dede şu gülbengi okur; “Bismi Şah Allah Allah… Bu post Hak Muhammet Ali’nin, Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin 12 İmamların Postu... Kamber Ali Sultanın sermiş olduğu post ola. Hizmet sahibinin hizmeti kabul muradı hasıl ola. Dil bizden nefes pirimiz Hacı Bektaş Veli’den ola. Gerçeğe hüü... Meydancı postu serer niyaz eder yerine geçer.
Çerağcı (delilci) meydana gelir. O arada Gözcü: "Marifete Hüü..." der ve Bacılardan isteyen ayağa kalkar Fatima Ana darında durur isteyen edep-erkan oturur. Delilci çerağı Dede'nin bulunduğu yere yakın serili postun üzerine koyup dört köşesine niyaz eder, ayağa kalkıp dara durur. Tüm canların duyabileceği sesle okumaya başlar. “Destur-u Pir... Bismişah...
Allah göklerin ve yerin nurudur. Onun nuru, içinde ışık bulunan bir kandil yuvasına benzer, o ışık bir cam içindedir. Cam ise sanki inci gibi parlayan bir yıldızdır. Bu ne yalnız doğuda ne de yalnız batıda bulunan bereketli zeytin ağacından yakılır. Ateş değmese bile, neredeyse yağın kendisi aydınlatacak. Nur üstüne nurdur. Allah dilediğini nuruna kavuşturur. Allah insanlara misaller verir, O her şeyi bilir." (Nur suresi ayet 35)
Ardından eğilip çerağı uyandırır (yakar). Çerağı yakarken iki diz üzeri oturur ve okumaya devam eder: “Allahümme salli ala seyyidina Muhammet Mestafa, İmam Aliyel Murteza, Hatice-i Kibriya, Fatima-i Zöhre, İmam Hasan Hulki Rıza İmam Hüseyni Kerbela, 12 imam 14 masum-u pak 17 Kemerbest…” der ve çerağı yakma işi bittikten sonra tekrar okumaya başlar: "Çerağı ruşen, fahri dervişan, himmeti pirân, piri Horasan, küşad-ı meydan, kuvve-i abdalan, kanun-u evliya, gerçek erenlerin demine hüü”. Bunları da okuduktan sonra çerağcı: “Allah, Muhammet ya Ali” diyerek çerağın sağına, soluna ve önüne üç defa niyaz eder, ayağa kalkar ve üç adım geri çekilir, meydanın orta yerinde dara durup şu duazı okur:
"Çün çerağ-ı Fahr uyandırdık Hûda'nın aşkına
Seyyid-i Kevneyn Muhammed Mustafa'nın aşkına
Saki-i Kevser Aliyye'l Murtaza'nın aşkına
Hem Hatice Fatıma Hayrün'nisâ'nın aşkına
Şah Hasan Hulki Rıza hem Şah Hüseyn-i Kerbela
Ol İmam-ı etkiya Zeynel Aba'nın aşkına
Hem Muhammed Bakır ol kim Nesl-i Pâki Murtaza
Cafer-üs Sâdık îmam-ı Rehnüma'nın aşkına
Musa-i Kazım İmam-ı serfiraz-ı ehl-i Hak
Hem İmam-ı Ali Rıza Sabira'nin aşkına
Şah Taki ve Ba Naki hem Hasan-ül Askeri
Ol Muhammed Mehdi-i Sahib Liva'nın aşkına
Pirimiz Üstadımız Bektaş Veli'nin aşkına
Haşredek yanan yakılan aşikan'ın aşkına",
"Ber Cemali Muhammed Kemali İmam Hasan Şah Hüseyin Ali Ra Bülend'e salâvat"
Tüm canlar: “Allahümme salli ala seyyidina muhammedin ve ala ali Muhammed” der ve Dede şu gülbengi okur:
"Allah Allah. Akşamlar hayır ola, hayırlar fetih ola, şerler def ola. Münkirler mat, münafıklar berbat ola. Meydan aydın gönüller şad ola. Cabir Ensar efendimizin hüsnü himmet ve hidayeti üzerimizde hazır ola. Hak erenler cemi cümlemize birlik, dirlik, düzen ihsan eyleye. Nur-u Nebi Kerem-i Ali Pirimiz Hacı Bektaş Veli gerçek erenlerin demine hüü..’’
Bu duayla birlikte Zakirler hemen sazı alır, üç duaz okurlar:
1.
"Hata ettim Hûda yaktı delili
Muhammed Mustafa yaktı delili
Ol Ali Aba'dan Haydar-ı Kerrâr
Aliyyel Murtaza yaktı delili
Hatice tül Kübra Fatıma Zehra
Ol Hayrün Nisa yaktı delili
Hasan'in aşkına girdim meydana
Hüseyn'i Kerbela yaktı delili
İmam Zeynel, İmam Bakır-ı Cafer
Kazım Musa Rıza yaktı delili
Muhammed Taki'den hem Ali Naki
Hasanü'l Askeri yaktı delili
Muhammed Mehdi-i sahib-i zaman
Eşiğinde ayet yaktı delili
Bilirim günahım hadden aşıptır
Hünkar-ı Evliya yaktı delili
On iki İmamlardan bu nur Hatayı
Şir-i Yezdan Ali yaktı delili"
"Yaktı delili" nakaratı ikinci söylenişinde "kurdu bu yolu" ve üçüncü söyleyişinde de "kabul eylesin" denilerek duaz üç defa söylenebilir. Ya da aşağıdaki duazlar, bunların dışında başka duazlar da okunabilir.
2.
Alim Hasan Hüseyin Zeynel-i Bakır
Cafer Kazım Musa Rızaya zikir
Taki Naki Askeri Mehdi’ye şükür
İbrahim’in dest-i damanı Haydar
3.
Muhammet Mustafa hem Murtezayi
Hatice Fatima Hayrün nisayi
Şah Hasan Hüseyin Zeynel Abayi
Bakır Cafer Kazım Musa Rızayi
Taki Naki Askeri Mehdi livayi
Ondört masum-u pak piri sefayi
Sev bunları eyle hem ilticayi
Dilersen Hürremi derde devayi
Duazlar bitince Zakirler sazlarının üzerine hafif eğilir, “diyelim Allah Allah” derler Dede şu gülbengi okur:
"Allah Allah... Hizmetleriniz kabul ola. Muradlarınız hasıl ola. Muhammed Ali, Ehl-i Beyt katarlarından, didarlarından ayırmaya. Adlarını zikrettiğiniz on iki imamların himmeti üzerinizde ola. Diliniz dert görmeye. Hak erenler cümlemizi delili şah-ı Merdan’dan ayırmaya. Dil bizden nefes Hazret-i Pir Hacı Bektaş-ı Veli'den ola. Gerçek erenler demine hüü."
Burada gözcü "dâr çeken didar göre erenler sefasına ere” der, Ayaktaki ve edep-erkanlı canlar rahat otururlar böylece meydan açılmış olur.
Bundan sonra Balım Sultan muhabbeti yapılır. Yani sohbet yapılır, aşıklar deyişler söylerler.
Eşik-beşik yoklaması ya da seyran denilen aradan sonra tekrar aşıklar üç deyiş bir duaz okurlar. Duaz’dan sonra Dede'nin gülbengini takiben edep-erkan bozulmadan aşıklar sazlar eşliğinde MİRAÇ okurlar:
Miraçname
"Miraç okudu Cebrail
Muhammet Mustafa mah-i
Hak emrine oldu kail
Eyledi hem azm-i rah-i
Gaip'den yandı bir çırak
Çünkü yakın oldu ırak
Cebrail getirdi Burak
Bindi ol Habib-ullah'i
Burak kadem bastı arşe
Erişti Fevk ile Ferşe
Hak kadirdir cümle işe
Eyledi bu gez-nigah-i
Bir nida erişti Hak'dan
Ya Muhammed in Burak'dan
Göz kamaşır şerer-nak'dan
Müminlerin kıblegah-i
Yolda ırasd geldi bir şir
Ya nedir bu işe tedbir
Hatemini ağzına ver
Sundu iki cihan şah-i
Çıktı sidrel mintihayâ
Erişti il-a nihaya
Kavuştu sırr-ı hüdaya
Seyretti cemalullah-i
Onda gördü bir nevcivan
Yüzü şems-i mahi taban
Cemaline oldu hayran
Nazar kıldı al-allahi
Sordu doksanbin kelamı
Hak ile Nik namı
Bir dem eyledi eramı
Bu ne sırdır ya ilahi
Gaibden geldi yeşil el
Verdi si-pare engür asel
O demde gördü bir mahvel
Selman'ın şey'en lillahi
Ayak üste kalkar server - (Canlar hep birlikte ayağa kalkarlar)
Oldu gönül gözü enver
Sır ile oldu münevver
Dedi bu hikmet ilahi
Oldu Mirac'ın mübarek
Hak kıldı Kur'an Tabarek
Şanına levlak-e levlak
Padişahlar padişah-i
Vardı kırkların cemine
Oturdu hak makamına
Hüü... dedi gerçek demine--- (Canlar edep-erkan otururlar)
Dem be dem resulullahi
Buyurdu ol nuri vahid
Size armağan bu tevhid
Cümlesi de oldu sacid ---- (Herkes meydana eğilir, niyaz olur ve doğrulur, aynı anda
Zikretti kelam ullahi Semahçılar hızlı çark şeklinde semaha kalkarlar)
Kırklar bir şerbet içtiler
Can ile baştan geçtiler
Cezbe-i aşka düştüler
Ettiler Kırklar semahı
Gözleri kurret-el ayn
Ali bin Hasan Hüseyin
İmam Zeynel-ı Abidin
Güruh-u Naci Güvahı
İmam Bakır İmam Cafer
Kazım Musa Rıza Server
Şah Taki ba Naki Asker
Muhammed Mehdi penah-i
Ata bahş eyle lütfundan
Dur eyleme rahmetinden
Mahrum koyma şefaatinden
Geda Fevzi pür günahı"
"Hüü diyelim Allah Allah". (Semahçılar safta durur.) Ve Dede şu gülbengi okur:
"Allah Allah. Semahlar saf ola, günahlar af ola, semahlar Kırklar semahı ola, dil bizden nefes Şah-ı Şehid-i Kerbela'dan ola, gerçek Erenlerin demine hüü."
Dedenin gülbenginden sonra, tekrar iki veya üç semah yapılır. Bu semahlar hangi yöreye ait olursa olsun fark etmez.
SEMAH 1 - Ağırlama
Başım açık yalın ayak yürüttün
Sen merhamet eyle leb-i balım yar
Yüreğimi ceviz gibi çürüttün
Senin aşkın büktü kad-di dalım yar
Çektirme cefalar yandırma nara
Yitirdim aklımı oldum divane
Köşe-i vahdette koyma avare
Darül-aman Cemalettin Veli’m yar
Sıtkı yakma ömrün kal-ı kıl ile
Hazine bulunmaz kuru fal ile
Yırtık gömlek ile eski şal ile
Daha böyle nasıl olur halim yar
|