08 Mart 2006
 
19:20:09
 
3016
(defa okundu)
Ali Kaim
Zorunlu Din Dersleri,
12 Eylül ve Siyasal Ýslam (2)
Karþý devrim sürecinde yapýlanlar:
1946 Demokrat parti kuruldu .CHP içerisinde
siyasi kaygýlar baþladý. 1946 yýlýnda Köy Enstitülerinin
programý deðiþtirildi.
25 Mayýs 1948 Ýslam Ýlahiyat Fakültesi kurulmasý
kararlaþtýrýldý.
1 Þubat 948 Ýlkokullarda ihtiyari olarak din dersi
okutulmasýna karar verildi . (MEB 70/2426 sayýlý
genelgesi)
2 Haziran 1950 Ankara’da Ýlahiyat fakültesinin
kurulmasýný saðlayan (5239-5424) sayýlý kanun kabul
edildi .
16 Haziran 1950 Ezan yeniden Arapça okunmaya
baþlandý.
8 Aðustos 1951 Halkevleri kapatýldý .
4 Kasým 1951 Ýlkokullarda Din dersleri programa
alýndý .
1951 – 1952 Döneminde 7 Yýllýk Ýmam Hatip
Okullarý açýldý .
27 Ocak 1954 Köy Enstitüleri kapatýldý.
13 Aðustos 1956 orta okullarda din öðretimi
yapýlmasýna karar verildi .
10 Temmuz 1961 Milli Eðitim Bakanlýðý Din
Öðretimi Genel Müdürlüðü kuruldu .
1971 de Orta okul bölümleri kapatýlan Ýmam hatip
Liselerinin 1974 te ortaokul bölümleri yeniden
açýlarak kýz öðrencilerde bu okullara gitmeye
baþladýlar .
12 Eylül 1980 Atatürkçülük adýna 12 Eylül darbesi
yapýldý.
9 Haziran 1981 Darbecilerin hazýrlamýþ olduðu
1981 Anayasasýnýn 24. Maddesi din derslerini zorunlu
hale getirdi.
28 Mart 1987 Cumhur Baþkaný Kenan EVREN
Askeri Yönetim Döneminde “Din görevlilerine rabýta
tarafýndan maaþ verilmesini bilerek imzaladýðýný’’
söyledi.
Askeri yönetim döneminde Türk Dil Kurumu ,
Türk Tarih Kurumu, Halkevleri kapatýldý. Ülkenin
aydýnlarý, gençleri tutuklandý, iþkenceden geçirildi,
halka kuran ayetleri okunarak nutuklar verildi …
1980’den günümüze; imam hatip liseleri, yasadýþý
kuran kurslarý pýtrak gibi bitmeye baþladý. Buralarda
okuyan öðrenci sayýsý en yüksek düzeylere ulaþtý.
Bunlarýn yaný sýra ayný dönemde topluma popüler
kültür, çýlgýn tüketim kültürü empoze edildi. Türk
Ýslam Sentezi her alanda öne çýkartýldý. Yýllardýr alevi
çocuklarýna Sünni Ýslam anlayýþý zorunlu olarak
öðretildi. Asimilasyoncu bir anlayýþla tek tip insan
yaratýlmaya çalýþýldý. Farklýlýklar zenginlik olarak
görülmedi, aksine kaþýnarak ülkenin zenginliði olarak
görülmesi gereken belli kesimleri potansiyel suçlu
ilan edildi. Sistemin yetiþtirdiði ýrkçý gerici anlayýþ
Sivas ta ülkenin aydýnlarýný, sanatçýlarýný diri diri
yakarken kimsenin kýlý kýpýrdamadý. Onlarca faili
meçhul cinayet iþlendi bu cinayetlerle en deðerli
insanlarýmýzý kaybettik, hiç birisi aydýnlatýlamadý.
Ýnsanlar cezaevlerinde yakýldýlar, ölüme terk edildiler
kimsenin sesi çýkmadý .
Projenin ekonomik ayaðýnda Ülke ekonomisi
Dünya Bankasý, IMF gibi emperyalizmin finans
kurumlarý tarafýndan yönetilmeye baþlandý. Toplumun
malý olan KÝT’ler Uluslar arasý sermayeye peþkeþ
çekildi. Toplumda gelir daðýlýmý uçurumlarý yaratýldý.
Hiçbir dönemde olmadýðý kadar din siyasete alet
edildi ….
Tepkisiz, duyarsýz, a politik, a sosyal, bir toplum
yaratýldý. Ülkemiz Emperyalistler, vahþi kapitalistler
ve uluslar arasý sermaye açýsýndan adeta dikensiz bir
gül bahçesine dönüþtürüldü .
Bütün bunlar bilinirken bu gün ülkenin bir çok
aydýný, bürokratý , özellikle ülkeyi irticaya ve
bölücülüðe karþý savunma görevleri olduðunu
söyleyenler, irtica tehlikesinden ve ülkenin bu duruma
gelmesinden þikayet ederken her ne hikmetse 12
Eylüle toz kondurmuyorlar.
Atatürkçülük adýna darbe yaparak Atatürk’ün kurduðu
kurumlarý yerle bir eden, siyasal Ýslam’ýn
palazlanmasýna en büyük katkýyý sunan, zorunlu din
dersleri ile öðrenim birliði yasasýný ve laik eðitimi
ortadan kaldýran cunta yönetimi hala el üstünde
tutulmaya devam ediliyor.
Bu karanlýk dönem aydýnlatýlamadýðý, derinlikler
yer yüzüne çýkarýlmadýðý sürece.
Türkiye’de gerçek demokrasiyi kurmamýz
hayaldir.
|