Design and Programm Turan Özcan
http://www.hacibektaslilar.com/
   6 Şubat 2012, Pazartesi   
Arşiv >> 
"Serçeşme'nin Sesi " yola koyuldu... , Bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır, Düşünce karanlığına ışık tutanlara ne mutlu,        + + +        
 Ana Sayfa  
 Hacıbektaşlılar A.Ş  
 Hacıbektaş  
 Suluca Karahöyük  
 Serçeşme Dergisi  
  Yazarlar
  Ziyaretçi Defteri
  Linkler
Açılış Sayfam Yap! Favorilerime Ekle!  info@hacibektaslilar.com
İsmail Kaygusuz
Dr. Ali Yaman
Esat Korkmaz
Hüseyin Demirtaş
Hüseyin Demirtaş
Ali Haydar Avcı
Erdoğan Aydın
Ahmet Ateş
Ali Duran Gülçiçek
Dr. E. Sabri Dündar
  Ana Sayfa >  YAZARLAR
Ezbere konuşmalar ve öldürülen çocuklar…

Onlar, içine düştükleri sessizliği haklı çıkartmak ve vicdanlarını rahatlatmak için işin kolayına kaçarak, kanlar içindeki çocuk bedenlerini “terör örgütü” ile “devletin şahinlerinin” arasına yatırarak görmezden gelebiliyorlar.Ama bütün ezberleri yerle bir eden gerçek; çocukların attığı taşlar ile bölünmüş bir ülke, yıkılmış bir sistemin olmadığı, ama çocukların gözyaşlarının böldüğü ülkeler, yıktığı sistemlerin olduğudur       

       10 Mart 2006        18:22:29        6455   (defa okundu)    

Hasan Kaya
    

 

Ezbere konuşmalar ve öldürülen çocuklar…

 Bildik söz dizimleri ile ezbere konuşmalarla düşüncemizi ifade etmeye çalışmak, kolaycılığa kaçmaktır. Ezberden konuşmalar düşüncemizi tam olarak açıklamaktan uzak olsa da, kolaycılığı ve fazla düşünmeyi gerektirmemesi, sıklıkla başvurulmasının temel nedeni olur. Ezbere konuşmalar ile zekâ arasında doğrudan bir ilişkinin olmadığı ve bunun gelişmiş bir zekâ olmadığı açıktır.

En kötüsü, ezbere konuşmalar yaşama dokunamaz ve yaşananları anlatmaktan son derce uzak kalırlar. Özellikle çocuk ölümlerinin yaşandığı son olaylar söz konusu olduğunda, ezbere konuşmalar tüm anlamsızlığı ile ortaya çıktılar.

‘Hangi söz dizimi, ya da hangi “ulvi amaç çocukların öldürülmesini haklı çıkartabilir. Taş atan çocuklara ateşli silahlarla cevap vermenin hangi sorunu çözebileceği’ sorularını yöneltmemize zaman kalmadan, “ezberciler” bu olayların kendilerince haklı gerekçelerini buldular bile.

Bu yaştaki çocukların ülke sorunlarına bu düzlemde tepki vermeyeceğinden hareketle, bu işin ardında bir kışkırtma olduğu sonucuna varıldı. Kolaycılık rahatlıktır ve bu rahatlık, mantığın kullanılmasını da dışlayabilir.

Bu kolaycılık, kendi zekâ düzeyi içinde bölgedeki sosyal kültürel ve ekonomik gerçeklerden uzak bir ezberle, terör örgütlerinin çocuklara şeker dağıtarak sokağa döktüğünü, biraz daha büyükleri şekerle kandıramayacakları için, paraya kıydıklarını dahi bize söyleyebilir.

Ülkenin bölüneceği korkusu ile var edilmiş ezberlerimiz en olmaz olaylar karşısında sessizlik içine girmemize neden olabiliyor. Bu korku olup bitene seyirci kalmamızı haklı çıkarmanın da bir gerekçesi yapılıyor.

Bundan daha korkuncu ve asla kabul edilmez olanı, bütün medyanın ve kendisine aydın sıfatını kolaylıkla yakıştıranların, bu tür ezberler karşısında sus pus olmasıdır. Yine bu aydınlarımızın Güney Doğu’da olan biteni, bölge insanının şiddete yakınlığı ve terör örgütlerinin kışkırtmasına açık olduğu öngörüsü ile açıklamaya çalışması, bütün ülkeyi saran şiddet dalgasını görmezden gelmeleri ile eş anlamlıdır.

Onlar, içine düştükleri sessizliği haklı çıkartmak ve vicdanlarını rahatlatmak için işin kolayına kaçarak, kanlar içindeki çocuk bedenlerini “terör örgütü” ile “devletin şahinlerinin” arasına yatırarak görmezden gelebiliyorlar.

Üstelik bu ezberci zekâ, ülke sorunlarını kavramaktan uzak laik, anti laik, turban gibi yapay gündemlerle uğraşırken, bir mafya dizisi/filimi ile kurtların uluduğu vadide gençliğinin başına geçirilen ulusalcı çuvalla dünyanın ve ülkenin gerçeklerini görmekten uzaklaştırıldığını görmüyor.

Onlar işsizliğin hızla atmasına ve yoksulluğun giderek yaygınlaşmasına bağlı olarak bu türden sosyal patlamaların yaşanabileceğinden bihabermiş gibi davranarak bildik ezberleri tekrarlıyorlar.

Bu yüzden, kaç çocuk, atılan kaç taş ile bir ülke bölünür sorusunu sormayacağım. Bütün bu soruların havada asılı kalacağını ve ezberden bir cevap verileceğini biliyorum.

Ama bütün ezberleri yerle bir eden gerçek; çocukların attığı taşlar ile bölünmüş bir ülke, yıkılmış bir sistemin olmadığı, ama çocukların gözyaşlarının böldüğü ülkeler, yıktığı sistemlerin olduğudur...


  Geri Geri Arkadaşına Yolla Arkadaşına Yolla Yazdır Yazdır Yukarı Yukarı  

ÜYE GİRİŞ
Editör ...
Gülağ Öz
Erdinç Utku
Anket
Sitemizi nasıl buldunuz?
Çok güzel
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü

Anket Sonucları
Version 2.0
Ahmet Ateş
Dertli Divani
Ali Kaim
  Ana Sayfa    Hacıbektaşlılar A.Ş    Hacıbektaş    Suluca Karahöyük    Serçeşme Dergisi    Yazarlar    Ziyaretçi Defteri   Linkler  
Copyright © Sitemizdeki yazı, resim, görüntü ve bilgiler izin alınmadan kullanılamaz