Design and Programm Turan Özcan
http://www.hacibektaslilar.com/
   4 Eylül 2010, Cumartesi   
Arşiv >> 
"Serçeşme'nin Sesi " yola koyuldu... , Bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır, Düşünce karanlığına ışık tutanlara ne mutlu,        + + +        
 Ana Sayfa  
 Hacıbektaşlılar A.Ş  
 Hacıbektaş  
 Suluca Karahöyük  
 Serçeşme Dergisi  
  Yazarlar
  Ziyaretçi Defteri
  Linkler
Açılış Sayfam Yap! Favorilerime Ekle!  info@hacibektaslilar.com
İsmail Kaygusuz
Dr. Ali Yaman
Hüseyin Demirtaş
Hüseyin Demirtaş
Ali Haydar Avcı
Erdoğan Aydın
Ahmet Ateş
Ali Duran Gülçiçek
Dr. E. Sabri Dündar
  Ana Sayfa >  YAZARLAR
ALEVİLER AZINLIK MI? Azınlık Nedir? Ne Değildir?
      

       08 Mart 2006        18:06:23        2395   (defa okundu)    

Esat Korkmaz
    

ALEVÝLER AZINLIK MI?

Demokrasinin ayýrýcý niteliði,

seçim sonucu oluþmuþ çoðunluk yönetimi deðil,

çoðunluðun iradesine karþýn siyasal-inançsal-kültürel azýnlýk

durumunda bulunan kimliklerin

bireysel-siyasal ve toplumsal haklarýnýn

güvencealtýna alýnmýþ olmasýdýr.

 

Azýnlýk Nedir? Ne Deðildir?

Esat Korkmaz, Genel Yayýn Yönetmeni

Türkiye’de hukuksal açýdan “azýnlýk” dendiðinde, Müslüman olmayan herkes anlaþýlýr. Lozan

Antlaþmasý’nda Hýristiyan olan Rum ve Ermenilerle, Musevi olan Yahudilere “azýnlýk

hakký tanýnmasýnýn nedeni o tarihte devletin “laik” hukuka göre deðil, “þeriat” hükümlerine

göre yönetilmesiydi. Aslýnda Lozan Antlaþmasý’nda bu üç azýnlýðýn adý geçmez, “gayrimüslimler

der. Bu açýdan bakýldýðýnda; Süryaniler, Bahailer, Keldaniler ve Asuriler de

azýnlýk” kapsamýna girer. Ne var ki uygulamada sadece Museviler, Ermeniler ve Rumlar

azýnlýk” haklarýndan yararlanmýþtýr.

Ayrýca Türkiye’de azýnlýktan anlaþýlan þeyle AB’nin azýnlýk tanýmýyla getirmek istediði

þey arasýnda bir “karþýtlýk” vardýr: AB azýnlýk dediðinde, bir ülkede çoðunluk ve egemen

olmayanlarýn, çoðunluk ve egemen olanlarla “eþit” olmasýný anlar. Bu baðlamda AB’nin

azýnlýk hakký” dediði þey, özünde “eþitlik hakký”dýr; gönülsüz vatandaþlýðý, gönüllü vatandaþlýða

dönüþtürmektir; insanlarýn, kendi kültürlerini yaþamasýný engelleyen yasaklarý kaldýrmaktýr

bir bakýma..

Peki, “üniter bir devlet”te, bu isteklerin “hak” olarak algýlanýp yaþama geçirilmesi

kimin” sorunudur?, sorusuna; “demokrasinin sorunudur”, biçiminde yanýt vermek durumundayýz.

Sosyolojik açýdan AB’nin anladýðý “azýnlýk” tanýmý; “kendini çoðunluktan farklý hisseden

ve bu farklýlýðýný kimliðinin temel koþulu sayan” herkes “azýnlýk”týr, biçiminde özetlenebilir.

Doðaldýr ki sayýca “az” olan, siyasal bakýmdan “egemen” olmayan ve kendini farklý

hisseden insanlarý koruyacak olan da “demokrasi”dir.

Ýster hukuksal, ister sosyolojik açýdan tanýmlanmýþ olsun; “azýnlýk” kapsamýna alýnan etnik

ve inanç kimliklerine, örneðin Kürtlere ve Alevilere “azýnlýk statüsü” verilmeye

kalkýþýlýrsa Türkiye açýsýndan, bu toprak insaný açýsýndan “yakýcý” sorunlar ortaya çýkar:

Azýnlýk statüsü” verilme ya da “azýnlýk” kapsamýna alýnma azýnlýða, çoðunluðun sahip

olmadýðý kimi grup haklarý tanýr; statü verdiðiniz ya da tanýmladýðýnýz “azýnlýklarý, çoðunluðun

üzerine çýkarmýþ olursunuz. Bu da “demokrasi”nin özüne “aykýrý”dýr.

Demokrasiyi Sorgulamak

Eþitlik ilkesini tam anlamýyla yaþama geçirmiþ “demokratik” bir ülkede “etnik azýnlýk”; din

ve vicdan özgürlüðü güvence altýna alýnmýþ laik bir devlette “dinsel azýnlýk” tartýþmalarý

anlamsýzdýr.

Ýnsanlar arasýnda etnik, kültürel, dinsel ya da dilsel kimlikleri nedeniyle ayrýmcýlýk ve

düþmanlýklarý kaldýrmaya” yönelik “ulusal azýnlýklarýn korunmasýna iliþkin çerçeve sözleþme

Avrupa Konseyi tarafýndan 1995’te kabul edildi. Etnik ve dinsel sorunlarý “sýcak noktalara

taþýyarak “gizli ve özel amaçlar” güdenlere, ayný sözleþmenin diliyle seslenelim:

Bu çerçeve sözleþmenin hiçbir hükmü, uluslararasý hukukun temel ilkelerine ve özellikle

de devletlerin egemen eþitliðine, ülke bütünlüðüne ve siyasal baðýmsýzlýðýna aykýrý herhangi

bir faaliyette bulunma ya da herhangi bir eylem yapma hakkýný taþýyacak þekilde

yorumlanamaz”(Madde: 21)

 

Yasa önünde “eþitlik ilkesi, demokrasinin

temelidir. Eðer herkes eþitse ve bu eþitlik

eksiksiz biçimde yaþama geçirilmiþse sorun

yok demektir. Eþitlik saðlamak için kavga

verileceðine kimi etnik kökenden insanlara,

örneðin Kürtlere “azýnlýk statüsü” verilerek ya

da Kürtler “azýnlýk” kapsamýna alýnarak”özel

haklar” tanýnmasý yoluna gidilirse “eþitsizlik

ve ayrýmcýlýk” tohumlarý atýlýr.

Ne yapýlmasý gerektiði açýktýr: Yasa önünde

eþitlik ilkesi yaþama geçirilemiyorsa sorgulanmasý

gereken “demokrasi”dir, etnik kimliklere

azýnlýk statüsü” vermek deðil.

Laikliði Sorgulamak

Ýster “etnik”, ister “dinsel” ya da “kültürel” olsun,

azýnlýk” diye tanýmlanan topululuk haklarýnýn

iþlevi”, anayasal eþitlik ilkesi çerçevesinde,

bu vatandaþlarýn toplumun her alanýnda

özde eþit” olmalarýný saðlamaktan öte bir

anlam taþýmaz.

Avrupa Komisyonu Ýlerleme Raporu ile

gündemi dolduran tartýþmalar, “azýnlýk olarak

tanýmlanan topululuk” haklarýný hukuksal zeminden

siyasal zemine taþýyýverdi. Rapor’da

belirtilen ve “azýnlýk” olduðu vurgulanan Alevilerin

topluluk taleplerine, “cemaat temelli

azýnlýk kavramý yerine, anayasal yurttaþlýk

temelli insan haklarý hukuku” çerçevesinde

çözüm aramak gerekmez mi? Bu güvenceler,

anayasal vatandaþlýk ilkesi içinde bütün yurttaþlara

tanýnan eþitlik hakkýna “ek” olarak,

dinsel-kültürel” farklýlýðýný kimliðinin ayrýlmaz

bir parçasý gören ve sözü edilen haklardan

mahrum” durumda bulunan Alevilere verilmesi,

laik bir devletin temel sorumluluðudur.

Sonuçta “yurttaþlýk temeli” altýnda, “azýnlýk

tanýmý getirilmeden ve “azýnlýk statüsü” verilmeden

anayasal tanýnma ve korunma” saðlanmýþ

olur.

Çünkü laik bir devlet, her türlü din ve

mezhebe “eþit uzaklýkta” durur. Ötesinde laiklik,

din özgürlüðü”nün ve “dinden özgürlüðün

de güvencesidir. Bu saðlanamýyorsa

laiklik tam olarak yaþama geçirilemiyor

demektir. Sorunun “aþýlmasýnda” yapýlmasý

gereken yine açýktýr: Laiklik “sorgulanmalýdýr.

Laiklik ilkesinin eksiksiz biçimde yaþama

geçirilememesi nedeniyle beliren sorun “azýnlýk

tanýmý getirilerek ya da “dinsel azýnlýk

statüsü” verilerek çözümlenemez. Açýktýr ki

Alevilere böyle bir statü önermek, “laikliði

kalbinden hançerlemek” anlamýna gelir. Çünkü,

laik bir devlette kimi din ve mezheplere

özel haklar” vermek, onlar lehine “ayrýcalýk

anlamýna gelir. 􀃐

 


  Geri Geri Arkadaşına Yolla Arkadaşına Yolla Yazdır Yazdır Yukarı Yukarı  

ÜYE GİRİŞ
Hasan Kaya
Hasan Kaya
Hasan Kaya
Editör ...
Gülağ Öz
Erdinç Utku
Anket
Sitemizi nasıl buldunuz?
Çok güzel
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü

Anket Sonucları
Version 2.0
Ahmet Ateş
Dertli Divani
Ali Kaim
  Ana Sayfa    Hacıbektaşlılar A.Ş    Hacıbektaş    Suluca Karahöyük    Serçeşme Dergisi    Yazarlar    Ziyaretçi Defteri   Linkler  
Copyright © Sitemizdeki yazı, resim, görüntü ve bilgiler izin alınmadan kullanılamaz